10 Kasım 2011 Perşembe

Fosforlu Cevriye


Bir daha bir daha bir daha izlemek istiyorum! Dün gece 3 saat  süren, tadı damağımda kalan kahkaha, müzik, dans şöleni yaşadım. Kaç yıldır izlemek istiyordum Fosforlu Cevriye'yi, ya yer bulamıyordum ya da çok arkada olduğu için bilet almıyordum. Niyeyse ben bu oyunu önlerden izlemek, oyunun içinde olmak istiyordum. Vee sonunda oldu, oyunun içinden izledim oyunu, hemen önümde de Gülriz Suriri vardı ve yine tepesinde o hoş saç modeliyle...

Romanın yazarı Suat Derviş, kitabın müzikal olarak sahneye uyarlanmasını çok istemiş ve Fosforlu rolünün de Gülriz Suriri'ye çok yakışacağını düşünmüş.
Gülriz Suriri romanı okur okumaz bu teklifi kabul etmiş, anlaşma yapmışlar ve ardından hemen romanı kimin oyunlaştıracağını düşünmeye başlamışlar. Haldun Taner kabul etmemiş, oyuncu arkadaşları, oyun yazarları uğraş vermiş ama olmamış, Gülriz Suriri romandaki Cevriye karakterini bir türlü bulamamış...
Zaman geçmiş, Suat Derviş dünyamızdan ayrılmış. Zaman geçmiş, Gülriz Suriri Fosforlu'yu oynayacak yaşı geride bırakmış...
Zaman içinde Gülriz Suriri unutmuş Fosforlu'yu taa ki, 40 yıl sonra 2008'in başında Liz Behmoaras'ın yazdığı Suat Derviş biyografisini okuyana kadar...
Kitap bitince çok ağlamış, 40 yıl önce ciddiye almadığı "Gülriz'ciğim, biliyor musun aslında Fosforlu Cevriye benim" sözleri şamar gibi inmiş yüzüne...


O gece hemen Fosforlu'nun kitabını bulmuş, çıkarmış tekrar tekrar okumuş, çok ağlamış ve "O gün oynayamadım ama bugün yazabilirim" demiş. O sırada yazmakta olduğu romanı bir yana koyup çalışmaya başlamış ve bir buçuk ay gibi kısa bir zamanda kah ağlayıp kah gülerek, şarkı sözleri dahil bitirmiş müzikali. Ardından da Fosforlu'yu Atilla Özdemiroğlu'nun müziğiyle evlendirmiş ve ortaya bu şahane oyun çıkmış...
İstanbul'da geçen hikayenin, İstanbul Devlet Tiyatroları'nın birbir kapanmasıyla Ankara'da oynanmasına karar verilmiş...
Sonra sıra gelmiş yıllar önce kendisinin oynayacağı başrolü seçmeye. Feray Darıcı'ya ilk olarak kısa bir pasaj okutmuş sonra şarkı söyletmiş; sesinin rengini çok beğenmiş, "dans et" demiş; inanamamış, son olarak da "bacaklarını aç" demiş ve o an "tamam, ben Cevriye'yi buldum" demiş...
Evet, Fosforlu'yu canlandıran Feray Darıcı, gerçekten çok başarılıydı; oyuculuğu, sesi, dansı harikaydı. Sadece o mu, tüm o koca kadro, orkestra, şarkılar, danslar hepsi mükemmeldi. Ama bir isim var ki ben en çok ona güldüm; Güllü'yü canlandıran Leyla Kader İlhan. Karnıma ağrılar girdi, nasıl başarılı bir oyuncu mutlaka izlemelisiniz onun bu performansını.


Hep aynı erkekle beraber olmak Fosforlu'ya göre değildi. Birbirlerini meslekleri icabı kıskanıp hır çıkaran, hem de birbirleri için her türlü fedakarlığı yapabilen, aynı yolun yolcusu kader arkadaşları ile gecelerin günlere karıştığı bir dünyada, neden var olduğunu düşünmeden yaşayıp gidiyordu işte. Ta ki bir gün başka dünyanın gizemli bir insanı ona siz diyene, ellerini öpene kadar.



Yıldızlardan dünyaya düşen Fosforlu'nun hikayesine bayıldım. Kendimi sahneye atıp onlarla dans etmek, şarkılar söylemek istedim, güldüm de güldüm, yeri gelince de hüzünlendim, içim burkuldu. Zaman nasıl geçti anlamadım, hiç bitmesin istedim. Ayakkabıların sahnede çıkardığı o sesle büyülendim. Haydi, sen de oyuncu ol, sen de dans et, şarkı söyle dedim kendi kendime. Sonra daha mantıklı bir hayal düştü aklıma, haydi git sahne tasarımları oku, resimlerle birleştir tiyatronun içinde ol sen de dedim...


Oyun bittiğinde ayakta alkışladım onları, neden 4 sezondur kapalı gişe oynadıklarını sormaya gerek yok. Sadece neden bu kadar geç kaldım diye sordum kendime ve birbirimizin gözlerine bakarak bir daha buluşmaya söz verdik hepsiyle. Tiyatrodan çıkınca, ağzımda oyundaki şarkılardan biri ve çantamda bu güzel şarkıların Cd'siyle mutlu mutlu yürüdüm akşamın soğuğunda... Şu an yazımı yazarken de dinlemekteyim bu güzel parçaları ve son olarak mutlaka mutlaka izleyin diyorum bu güzel oyunu...




18 yorum:

  1. Iki senedir Akun'un oradan her gecisimde Fosforlu Cevriye'yi bir turlu izleyemedik der gecerim. Bu sene de oynadigini gorunce cok sevindim. Ankara'ya tasinma planlari yapiyoruz. Hatta esime Ankara'ya tasinirsak bu sezon kesin Fosforlu Cevriye'yi izleriz demistim. Ankara'nin en guzel yanlarindan biri de tiyatrolari. Hele cok oyunculu muzikallerinde kendimden gecerim

    YanıtlaSil
  2. Yine asıldı Akün'e o kocaman Fosforlu afişi. Ben de sizin gibi önünden her geçişimde ah ne zaman izleyebilcem derdim. Sakın kaçırmayın, mutlaka izleyin :)

    YanıtlaSil
  3. İstanbul'da sahnelenmiyor bu oyun dimi? yanlış biliyorda olabilirim.

    Anlatımınız harika, tskler :)

    YanıtlaSil
  4. Hayır, Ankara devlet tiyatrolarında sahneleniyor ne yalan söyleyeyim hiç de şikayetçi değilim bu durumdan :) Ankara'ya gelirseniz mutlaka izleyin derim ve teşekkür ederim yorumunuz için :)

    YanıtlaSil
  5. Belki de aynı salondaydık izlerken,kim bilir:) çok beğendiğim bir müzikaldi,anlatımınız da bir okadar güzel :)

    YanıtlaSil
  6. Olamaz mı olabilir :) Çok teşekkür ediyorum ben de çok beğendim, harikaydı :)

    YanıtlaSil
  7. Sonunda bilet buldum, 31 Mart'ta izleyeceğim :) Yazını tekrar okudum, çok güzel anlatmışsın. Neden bilmiyorum bu oyunu izlemek için öyle büyük bir hevesim olmadı hiç,ama yazından anladığım kadarıyla bundan utanacağım ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bilet bulmana çok sevindim :) teşekkür ederim güzel yorumun için, umarım beğenirsin beğeneceğine de eminim çok keyifli bir müzikal zamanın nasıl geçtiğini anlamıyor insan, tekrar izlemek istediğim nadir oyunlardan, izledikten sonra yorumunu bekliyorum şimdiden iyi seyirler :)

      Sil
  8. Eski postlarini okuyordum, Ankara'ya tasindim, hala izleyemedim, hatta bu hafta Akun'de oynuyor malesef bilet bulamadim, bir dahaki bilet satisina kacirmak istemiyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. mutlu ettin beni :)
      evet zor bilet bulunuyor ama mutlaka izlemelisin eminim çok beğeneceksin :)

      Sil
  9. sonunda fosforluya buldum bilet.. bir cumartesi sabahı 8 de gidince oluyo demek ki :) darısı Bir Delinin Hatıra Defteri'ne insallah..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. şimdiden iyi seyirler
      Bir Delinin Hatıra Defteri için aynı dilekleri paylaşıyorum sizle :)

      Sil
  10. dün bu oyunu ikinci kez izledim ama yine tadına doyamadım. feray darıcı'nın performansı harika ama güllü (leyla kader ilhan) beni gülmekten öldürdü. onun rolünü biraz daha fazla olsa sırf onun için üçünçü kez bu oyuna giderdim.
    Bir Delinin Hatıra Defteri ise sürekli salon dolu olarak açılıyor. 12 gün önceden saat 10.10da yani biletler ilk çıktığı anda netten almaya çalışıyorum ama yinede bulamıyorum. devlet tiyatrolarının buna bir çare bulması lazım diye düşünüyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tüm ekip harika ama kader ilhan cidden süper :)
      ben bir delinin hatıra defterinden umudu kesmiş durumdayım internetten alma gibi bir şans yok zaten gidip gişede beklemek lazım :)

      Sil
  11. ben de izledim ve çok güzeldi ama ben birşeyi merak ediyorum oyunun müziklerinin albümünü nereden buldunuz? bilgi verirseniz çok sevinirim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. oyunun albümünü fuayedeki stanttan almıştım oyunun kitapçığıyla birlikte satılıyordu ama ben geçen sezon aldım bu albümü, oyunu bu sezon tekrar izlediğimde görüp görmediğimi maalesef hatırlamıyorum

      Sil
  12. Nerdeyse Ankara DT da gittiğim tüm oyunlara yer vermişsiniz, beni eskilere götürdünüz, harika bir oyundu..Ama albümden ben de yok, eğer tekrar izleme şansım olur da gidersem kaçırmam sanırım..

    YanıtlaSil
  13. oyunu bu sezon tekrar izledim ama albüm satışı yoktu umarım bulursunuz :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...