31 Ocak 2012 Salı

Barış 2


7 Ocak Cumartesi akşamı yine tuttum Akün'ün yolunu. İzleyeceğim oyunun adı Barış; yaklaşık bir ay önce izleyip yazdığım, beğenilerimi sunduğum Barış...
İçimde aynı oyunu bir kez daha izleyecek olmanın garip hissi, bir de başka bir heyecan nedeni bende saklı olan...
Ben hayatımda ilk defa bir oyunu ikinci kez izledim. Beni takip edenler tiyatroya olan tutkumu bilir. İlk defa tiyatroya gittiğimde kaç yaşındaydım hatırlamıyorum. O büyülü, bambaşka dünyada kaybolduğumda, belki de oyuncuların resimlerinin olduğu vitrine bakıp, resimlerin altında yazılı olan isimlerini bile okuyamıyordum daha. Ailem götürürdü, ben de hiç itiraz etmeden giderdim, hep heyecanla izlerdim, hep çok severdim. Sonra büyüdüm ve kendim gitmeye başladım. Liseden beri de elimden geldiğince düzenli olarak gitmeye çalışıyorum oyunlara, hala küçüklüğümdeki gibi heyecanla izliyorum ve seviyorum.
Şimdi bunları niye anlattım; yani demek istiyorum ki, tiyatroyu bu kadar çok sevmeme rağmen hiç bir oyunu bir kez daha izlememiştim. Çok, tiyatrosever arkadaşım var aynı oyuna birçok kez giden ama bu benim için bir ilk oldu ve Barış'la oldu. Ama şimdi, yani bu oyun ikinci kez izlenecek kadar çok mu güzel diye sorarsanız  aslında tekrar izleme amacım çok çok beğenmem nedeniyle değildi, hatta sıra bu oyuna gelene kadar tadı damağımda kalıp da, benliğimde bir daha izleme dürtüsü uyandıran başka oyunlar oldu ama öyle ya da böyle bu oyunu tekrar izledim ve anladım ki, evet bu oyun gerçekten tekrar izlemeye değecek ve ruhunuzda aynı tadı hatta daha da fazlasını bırakacak  kadar güzel. 

İlk izlediğimde çok arkalardaydım, çoğu şeyi kaçırdığımın da farkındaydım. Tüm tiyatro düşkünleri bilir ki, bir oyunu önden izlemekle arkadan izlemek arasında çok fark vardır. Eğer önden izlerseniz, siz de oyunun bir parçası gibi hissedersiniz kendinizi bu oyunda başıma geldiği gibi, suratınıza su bile yiyebilirsiniz ama hiç kızmadan güler geçersiniz. Hiçbir şeyi kaçırmazsınız, en ufak hareketleri görüp, en sessiz fısıltıları duyarsınız. Mesela, aslında hiç farketmediğiniz o oyuncunun gözlerinin renkli olduğunu, o gözlerin içinin güldüğünü farkedersiniz ve bu gözlerdeki ışıltı yüreğinizi aydınlatır. Alnındaki teri görürsünüz, bu emek teri içinizde bir yerlere değer, duygulanırsınız, hayran kalırsınız, takdir edersiniz ve oyun gözünüze daha bir güzel görünür ama arkadan izlerseniz elinizde olmadan kaçar bir dolu şey.
Bu sefer yerim ikinci sıradaydı, bilet alırken birinci sıralar da boştu ama sahne Akün; yani birinci sıra direkt sahnenin içinde, ah benim de bacak bacak üstüne atıp oturma huyum, ayıp olur o başarılı sanatçılara diye ikinci sıradan aldım yerimi.
İlk yazımda -ki kendisini şuraya tıklayarak okuyabilirsiniz- oyunun konusuna dair bilgileri vermiştim. Şimdi, sadece oyuna dair ama iyi ama kötü eleştirilerim ve aklımda yer eden oyuncular hakkında bir yazı yazacağım.

Korobaşı  Mithat Erdemli ve Tanrı Hermes Sabri Özmener, ayrım yapamıyorum ikisi de cam ekrandan tanıdığım oyuncular, bu kadar mı başarılı olurlar. Televizyonda izleyip daha sonra sahnede izlediğim her oyuncu gibi aynı şeyi düşünüyorum; tv denen o donuk şey köreltiyor başarılı oyuncuları, ben onları hep sahnede görmek istiyorum.
Kargaşa Ahmet Burak Bacınoğlu, ilk oyunda bu kadar dikkat etmemiştim ama bu sefer beni en çok güldüren isimlerden oldu, gerçekten başarılı bir oyuncu.
Savaş Murat Gökçer, savaş rolüyle değil ama kostüm değiştirdikten sonraki rolüyle kahkahalar atmama neden oldu, fazlasıyla çok keyif verdi onu izlemek.
Silah Tüccarı Okan Özkan, o da ilk izlediğimde farkına varmadığım bir yetenek, daha genç belli ama bence şimdiden gelecek vadeden bir oyuncu.
İlk yazımda bahsetmemiş olsam da, bu oyunda Türtük'ün kızları biraz vasat gelmişti bana ama bu sefer yakından izleyince en fazla saf kız rolündeki oyuncuyu başarılı bulmakla birlikte hepsinin ellerinden geldiğince iyi oynamaya çalıştığı kanaatine vardım. Ha ama keman çalan oyuncu, arkadan izlediğimde hiç duymamıştım ama öndeyken de hiçbir fark olmadı yine duymadım kemanın sesini, biraz yapmacık geldi bana bu keman sahneleri.
Güvercinler, ilk yazımda da bahsetmiştim ama bu sefer rollerini yapmadılar, sahneden oradan oraya uçuşmadılar. Kolondan aşağı inip sahnenin önünde durdular oyunun sonuna kadar.
Bir oyuncu değişikliği vardı bu oyunda, Şenlik Tanrıça dört gün önce oyun sonrası sahneden inerken düşmüş ve ayağı zedelenmiş ona kocaman geçmiş olsun dileklerimi iletip yeni Şenlik Tanrıça'nın elinden geleni yapmasını takdir ediyorum. Olması gereken danslara katılmadı sadece son dansta vardı, diğerlerine göre de çok acemiceydi ama iki gündür bu rolü oynadığını bilmemden dolayı ona da laf etmedim, mazur gördüm.
Emek Tanrıça Ayşe Simgem Baykara, yine çok çok tatlı, çok başarılı. Ayağının altındaki ziller, hayran olduğum ayakkabıların sahnede çıkardığı o sesi kat kat katlayarak arttırdı.
Tabii ki Yücel Erten, ne güzel de çevirmiş sunmuş, içimiz de tutup da söylemeye cesaret edemediğimiz şeyleri  öyle güzel yansıtmış ki, en büyük teşekkür ona.
Aklımda yer eden bu oyunculara ve tüm oyunculara, emeği olan herkese teşekkürler bu güzel oyun için.
Siz de keyifli anlar geçirmek isterseniz mutlaka izleyin bu oyunu. Şarkılarıyla, danslarıyla eminim sizi de çok güzel ağırlayacaklardır. En sonunda da, kocaman alkışlayın ki onları herkese duyurun barışın sesini...

5 yorum:

  1. Hello! My first visit, will visit you again. Seriously, I thoroughly enjoyed your posts. Congrats for your work. If you wish to follow back that would be great I'm at http://nelsonsouzza.blogspot.com
    Thanks for sharing!

    YanıtlaSil
  2. Aaaa çok merak ettim bak..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zaman izlenmeli en kısa zamanda :)

      Sil
  3. ne güzel ifade etmişsin. tiyatro bence de, resim ve müzikten sonra en önemli ve eski sanat. birden fazla izledim ben de bazı oyunları. ama bak ankarada ne güzel deyil mi tiyatro. ankaranın tiyatro, opera kültürü istanbuldan çok daha iyi ve yerleşik. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İstanbul'da hiç oyun izlemedim sırf oyun izlemeye gelmeyi de çok istiyorum ama evet özellikle Devlet Tiyatroları'nın belli bir seyircisi var oyunlar hep dolu oluyor, gerçekten tiyatro kültürüne sahip insanlar, bu şehrin tiyatroseverlerini seviyorum :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...