19 Ocak 2012 Perşembe

Sokak Kızı


Bu ayın ikinci kitabı Sokak Kızı, aslında geçen yılın sonunda okumaya başladığım ama aynı anda birden fazla kitap okuma huyum yüzünden bitirmekte biraz geç kaldığım bir kitap.
Kitap hakkında görüşlerimi paylaşmadan önce, kapaktaki resme bakmanızı istiyorum. Güzel bir kadın, ardında da üzgün iki adam; işte bu resim tüm hikayeyi anlatıyor...
Tuna kıyısındaki İbrail şehrinin şiirli dekoru içinde başlıyor hikaye. Uğruna şiirler yazılacak kadar güzel, esmer, gür saçlı gencecik bir kız boy gösteriyor şehrin sokaklarında... Anasız, babasız hatta adsız, işi gücü, ona buna su taşımak olan bir körpecik. Saka kız diyor ona insanlar ama birisi saka kız demek istemiyor ona ve Nerrantsula oluyor bir anda bu güzelin adı, Nerrantsula, turunç ağaççığı...
Bu birisinin adı, Marko. Bu genç delikanlı ilk gördüğü andan itibaren Nerrantsula'ya deli divane aşık, Nerrantsula da ona tutkun ama bir de bir başkasına, Epaminonda'ya...
Aynı ateşli ve gizemli kızı seven iki delikanlı, Marko ve Epaminonda, iki genci de aynı şekilde seven Nerrantsula...
Bir insan nasıl aynı anda iki kişiyi sevebilir sorusuyla hayrete düşerken, aynı kızı seven iki insan nasıl birbiriyle dost olabilir sorusunun içinde buldum kendimi bir anda.
Sevmek gerçekten böyle mi acaba, her şeye rağmen sevebilmek, gerçek sevgi bu mu acaba soruları da kafamda dolanmaya başladı.
Peki ne olur bu sevginin sonu, hep böyle mi devam eder, nereye kadar böyle gider diye merak ederken birden bambaşka bir şekle döndü hikaye. Başlarda biraz sıkılsam da bu noktadan sonra, kitabın sonuna nasıl geldiğimi anlayamadım, elimden hiç bırakmadan okudum. Bir başkası daha dahil olmuştu bu üç insanın kaderine, sakat zavallı bir genç Aurel...
Tuna kıyısında başlayıp Nil kıyılarında devam eden bu serüven, en candan bir arkadaşlık örneğiyle aynı zamanda sakat bir genç için namusunu bile feda eden kimsesiz bir kızın ruh soyluluğunu gözler önüne serip, İstanbul'da Boğaziçi'nin büyülü sularında hüzünlü bir şekilde son buluyor.
Istrati'nin çocukluk anılarıyla harmanladığı bu aşk ve dostluk serüvenini eminim siz de çok beğeneceksiniz.
Kitap bittiğinde uzun uzun kapağı izledim, çok basit bir çizim belki de ama her şeyi anlatıyor...
Deniz kıyısında, kumsalda,
Nerrantsula fundoti!
Bir bakire etekliğini çitiliyordu,
Nerrantsula fundoti!

8 yorum:

  1. ılgınc ve guzel bı kıtaba benzıyor,okuyacaklarım arasına not alıyorum :) ama bı ınsan ıkı kısıyı aynı anda sevemez,bunu bana bı sevgılım demıstı ınanmadım,yanı bırını sevıodur,dığerıne hıssettığı sey farklı bı duygudur..bence.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sevgili biricit, oku bakalım fikrin değişecek mi :)

      Sil
  2. merak etmedim değil. hem aklıma nazan öncel'in sokak kızı şarkısı geldi hehe :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. o zaman okumanı tavsiye ederim Mia'cım :)

      Sil
  3. okumadım bu kitabı. güzele benziyor, listeye eklemeli:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. umarım beğenirsin şimdiden keyifli okumalar :)

      Sil
  4. teşekkür ederim:) e tatildeyiz, yazılacak yazılar ve kitaplar bizi bekler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de dört gözle bekliyorum yazıları ve kitapları :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...