4 Şubat 2012 Cumartesi

Gizler Çarşısı



"Oyun modern dünyanın ve onun barındırdığı insanlığın alegorisidir. Kendine, insan olma haline bile yabancılaşan umutsuzca maddenin peşinde sürüklenen insanların kendinden ve insanca olan her şeyden uzaklaşması anlatılmaktadır. Hem masalın ve sözlü kültürün, hem de yazılı kültürün varlık alanlarında gezinmektedir. Çoğu arkaik anlamlar taşıyan semboller hem doğunun hem batının dünyasında seçilmiştir."


Oyun hakkındaki bu yazıyı okumamıştım, oyun konusu hakkında hiçbir fikrim yoktu, resimlerine de bakmamıştım ve bugün matineye koşa koşa son anda yetişerek seyrettim bu oyunu.
Hiç abartmadan, bu nasıl güzel bir oyun ya diyerek nidalar atmak istiyorum. Hem sorgulatıyor hem düşündürüyor hem de ruhta garip bir tat bırakıyor. 


Öncelikle ruhunuza işleyen garip hisler uyandıran oyun boyunca ara ara devam eden seslerle karşılıyorlar sizi, mumlar, tütsüler ve hep karanlık, dumanlı bir sahne. Dekorlara bayıldım; tasvirler, dallarına dilekler bağlanmış ağaç, sahafın kitaplardan oluşan masası, ayakkabıcının sürüklediği ayakkabılar... 
Bu oyun, benim şimdiye kadar izlediğim oyunlardan çok farklıydı. Çoğumuzun aklına tiyatro deyince güldüren, neşeli, bol kahkahalı oyunlar gelir. Gizler Çarşısı, bunun aksine bir gerilim oyunu, sevgili Ali Hakan Beşen'in güldüren birçok sahnesinin olmasına rağmen oyunun genelini içimde oluşan bir ürperti ve büyük bir merakla seyrettim. Adına yakışır bir çarşıda başlayıp, yerin altındaki labirentlerde devam ediyor hikaye ve her sahnesiyle düşündürüyor insanı. İnsanlıktan uzaklaşmamızı, doyumsuzluğumuzu, kendi çıkarlarımız için en yakınımızı bile hiçe saymamızı gözler önüne seriyor. 
Oyunun afişini uzun uzun inceledim eve gelince, oyunu öyle güzel anlatıyor ki, şu an için bu sezon en başarılı bulduğum afiş diyebilirim.


Böyle değişik bir konuya, Ali Hakan Beşen, Uğur Çavuşoğlu ve Nezih Işıtan'ın mükemmel oyunculukları da eklenince seyri doyumsuz bir oyun çıkmış ortaya. Ayrıca, bebeğini kaybeden kadınla beşik yaptırmak isteyen yaşlı kadın da oyunculuklarıyla beni büyüleyen isimler oldu.
Oyunu uzun uzun anlatıp o gizemi yok etmek istemedim, ben her şeyiyle çok beğendim ve bir daha izlemek istediğim oyunlar listesine ekledim bu oyunu. Siz de gidip gizler çarşısında bir dolanmak istersiniz belki. Eminim beğeneceksiniz. Bunlar da oyunun ödüllendirilmiş beğenileri;
- 2009-2010 Sanat Kurumu En İyi Oyun Yazarı - Turgay Nar
- 2009-2010 1. Sadri Alışık En İyi Kadın Oyuncu - Yaprak Onat
- 2009 – 2010 X. Lıons Tiyatro Ödülleri En İyi Erkek Oyuncu - Hakan Beşen




10 yorum:

  1. Sevgili Greta; gizler çarşısını duydum bir kaç kez,fakat hiö araştırmadım ihmal ettim vs..oyuna da gitmedim,başlığı görünce hemen geldim..
    20li yaşlarda ve bu zamanda hala tiyatroya giden oyun izleyen insanlara artık pek rastlanmıyor..seni de takdir ediyorum..bir kaç azınlık da olsak iyi şeyler var hala dünyada..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. önclikle teşekkür ediyorum Lady Jane'cim
      fırsatın olursa mutlaka seyret bu oyunu, gerçekten çok farklı, çok güzel...

      Sil
  2. turgay narı biliyorum da oyunu bilmiyordum. izlerim yakalayınca.
    :)
    ne güzel oyunları yazman.
    :)
    biliyo musun, tiyatroya önceden bilet almak gerekmeyebiliyor. ölü günlerde gidersen direk girebiliyorsun. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ölü günler mi? daha hiç görmedim ki, istediğim zaman gideyim de bilet alayım bir oyun seyredeyim
      biletlerin satışa sunulduğu 13 gün önceden alıyorum ben biletlerimi, olabildiğince önden seyredebilmek için :)

      Sil
  3. biliyorum devlet tiyatrosu öle. ama bazı günler var. ölü günler. örneğin, bayramda. herkes tatilde iken boş oluyor direk giriyosun.
    herkesin başka işlerle meşgul olduğu zamanlar. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet haklısın, gidip aynı gün girmedim ama bilet bulmakta epey zorlandığım Fosforlu'yu bayramda baya bir önden izlemiştim

      Sil
  4. herşeyi ters zamanda yapmak iyi. örneğin, giyim alışverişi, hafta içi sabah erken, sinema tiyatro da herkesin başka şeylerle meşgul olduğu zamanlarda. örneğin, sinema, hafta içi sabah ilk seans :)
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok çok haklısın :) hayatımda bir defa sinemaya ilk seansta gittim benle arkadaşımdan başka sadece 2 kişi vardı ama ben dolu dolu salonda film izlemeyi seviyorum belki evde film izlemeyi sevmemem de bu yüzdendir hatta :)

      Sil
  5. Bu oyuna henüz gitmedim, ama en kısa zamanda gideceğim. Bana birkaç yıl öncesinden festival kapsamında Ankara'ya gelen bir oyunu hatırlattı. Son fotoğraftaki gibi bir sahne düzeni vardı ve gerçekten bu tarz sahnede objeler değil de sahnenin kullanım alanında farklılıklar olması da ayrıca etkileyici oluyor. O oyunda da hamile bir kız vardı, karlar altında kalan bir köyde geçiyordu ve farklı bir ambiyansı vardı. Akün Sahnesi'nde izlemiştim ( yine ismini hatırlamıyorum, sakladığım biletlere bakarsam ancak öğrenirim) , sezon kapanmadan bu oyunu da izleyeceğim :) Ellerine sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bahsettiğin oyunun adı Çığ olabilir mi sanırım 2008 yılında Akün'de izlemiştim konusu dediğin gibiydi :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...