10 Mart 2012 Cumartesi

Açık Aile


Bugün tiyatroya giderken, hiç oyun izleyecek havamda değilim diye düşündüm kendi kendime. Sonra, Küçük Tiyatro'ya gelip fuayede oyuncuların ve ekibin maketlerini görünce mutlu hissettim kendimi bir de ardından salona girip kırmızı perdeyi görünce ve kulağıma hoş müzikler gelince bir anda o heyecanlı oyun izleme havasına girdim.
Değişik bir sürprizle başlıyor oyun, önce ne olduğunu anlayamasanız da gerçek ortaya çıkınca tüm salon gibi ben de gülmekten kendimi alamadım. Bu hoş sürprizin ardından oyunun konusuna gelirsek; dünya dönmeye devam ettikçe hiç bitmeyecek bir mesele olan kadın erkek ilişkisinin aile boyutu daha doğrusu açık aile boyutu seyirciye sunuluyor.
Modern hayatın evliliğe getirdiği bu yeni boyut, nedense yine erkek egemen bir düşünceyle sadece erkek taraflı bir açıklık anlayışını benimsemiştir ama madem evliliğin kutsallığından sıkıldık, insanın özgürlüğünü elinden almasından yıldık o zaman kadın da bu açık aile içindeki vazifesini yerine getirip erkekle eşit şartlara sahip olup hayatın tadını çıkarmalıdır.


Oyun; aralarındaki tüm duygusallığı bitirmiş, birbiriyle anlaşamayan çiftin evliliklerini kurtarmak için özgürlüklerle dolu açık aile görüşünü benimsemeleriyle başlıyor. Adam zaten uzun süredir bu mantıkta ilerlemektedir ama kadın kocasını yeniden elde edebilmek için sürekli kendine zarar verip kendini üzmektedir. Artık bu duruma bir dur deyip kendine gelmesi gerekmektedir ve böylece kadın da kocasının ona yaptığını yapmaya karar verir. İşte böylece kadının da erkek gibi özgürlüğe sahip olmasıyla komik ama bir o kadar da trajik hikaye başlar.
Oyuncular bu yaşadıkları süreci seyirciye kendi dilleriyle anlatıyorlar yani oyun, iki oyuncuya oyun içinde oyun oynatarak anlatmaya çalışan bir komedi.


Oyun, İtalyan Dario Fo ve France Rame çiftinin ortak eseri. Türkçe'ye çeviren isimse son olarak Yalan Dünya dizisiyle beğenimizi kazanan Füsun Demirel. Dün evde dizinin son bölümünde İtalyanca konuştuğu sahneleri izlerken Füsun Demirel İtalya'da yaşamış dizide de İtalyanca'sını kullanmışlar gibi bir konuşma geçti aramızda. Bugün de, kendisinin İtalyanca'dan çevirdiği bu oyunu izlemek hoş bir tesadüf oldu. Ayrıca, emin olmak için araştırdım Füsun Demirel, Roma Dramatik Sanatlar Akademisi tiyatro bölümü mezunuymuş. Oyunculuğunu çok beğendiğim başarılı ismin çevirmen yönünü de öğrenmiş oldum ve inanın oyun Türkçe'ye Türk kültürüne çok güzel adapte edilmiş, sevgili Füsun Demirel'in ellerine sağlık.


Başta belirtmeyi unuttum; bu oyun, Eskişehir Şehir Tiyatroları'nın turne kapsamında Ankara'da sahnelenen bir oyunu. Bir haftalığına şehrimize konuk oldular ve bugün suarede son oyunlarını oynayarak bize veda edecekler. Bu oyun Eskişehir tiyatrolarından izlediğim üçüncü oyun oldu ve gerçekten bu işi güzel yaptıklarına bir kez daha kanaat getirdim. Oyuncular, Özlem Boyacı ve Korel Cezayirli'yi de ilk defa izlemiş oldum. Temposu hiç düşmeyen oyunda ikisi de çok başarılıydı ama izleyenlerin de bana katılacağını düşünüyorum ki, Özlem Boyacı inanılmaz yeteneğiyle hepimizi mest etti. Sadece fiziksel görünüş olarak çok uyumsuz bir çift olduklarını hatta anlaşamama nedenlerinin birbirlerine olan uyumsuzlukları olduğunu düşündüm ama sanki bu da oyunun konusu gereği bir seçimdi. 


Kadının son sahnedeki kıyafetini adamınsa tüm kıyafetlerini beğendim. Cezayirli, kadınlar açısından sevilmeyecek bir rolü canlandırsa da yakışıklılığıyla fazlaca beğenimi kazandı. Hatta arkadaşımın Eskişehir Şehir Tiyatrolarından biriyle evliymiş demesi hafif keyfimi kaçırdı :)
Oyun boyunca dekoru da izledim tabii ki hoş, abartıya kaçılmamış, ince esprilerin olduğu bir dekor vardı ama benim tek eleştirim sanki Eskişehir oyunlarının dekorları hep birbirine benziyor, hatta eve gelince acaba aynı mı diye en son Eskişehir'e gittiğimde izlediğim oyunun dekor tasarımcısının ismine baktım ama aynı değilmiş, belki de sadece bana benzer gelmiştir.
İlk perdenin ardından perdenin yavaş yavaş kapanmasıyla Küçük Tiyatro'nun o tavanına vuran ışıkla güzellikleri ortaya çıkan işlemelerden kendimi alamadım. Mutlaka kafanızı kaldırıp bakın onlara, bu da küçük bir tavsiye benden size :)
Kadının erkek gibi özgür olup olamayacağını öğrenmek istiyorsanız siz de izleyin bu oyunu. Özellikle Eskişehirli tiyatroseverler yanı başınızda olan bu oyunu kaçırmayın. Bol bol güldürmesinin yanı sıra bol bol da mesaj veriyor.
Oyun çıkışı, Küçük Tiyatro'nun duvarlarında asılı oyun afişlerinin önünden geçerken yine; bunu izledim, bunu izlemedim, bunu izledim, bunu izlemedim diye saydım kendime. Sonra da, baharı müjdeleyen ılık rüzgarın yüzüme çarpmasına izin verdim ağzımda şimdi sizleri başbaşa bırakacağım oyundan  bir şarkıyla.
Herkese iyi seyirler efendim...


14 yorum:

  1. Bu oyunu cok merak ettim, Eskişehir bu kadar yakinen sadece oyunu izlemeye bile gidilebilinir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet çok haklısın Lulu hatta ben geçen haftalarda yaptım bunu gidip bi oyun izledim :)

      Sil
  2. ne kadar çok tiyatroya gidiyorsun sen :) kafa dağıtmak için birebir aslında.

    ayşe kulin'in köprü diye bir romanı vardı, onu televizyona uyarlamışlardı. orda bir komutanı oynuyordu korel cezayirli. hiç izlemedim tiyatroda. iyi bir oyuncu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tiyatroyu çok seviyorum çalıkuşum bazıları sinemacıdır ben de tiyatrocu :)
      o romanı biliyorum diziyi de görmüştüm ama hiç izlemedim, ben de Korel Cezayirli'yi ilk defa izledim gerçekten başarılı bir oyuncu :)

      Sil
  3. harika bir oyun gerçekten ! Eskişehir de hem tiyatrosuyla hem oyuncusuyla çok kaliteli :)
    Korel cezayirli de iyi biridir iyi bir oyuncudur :)
    ben de geçen hafta şark dişçisini izledim. sırf bu oyunu izlemek için bile istnanbula gelinir, bekleriz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet Eskişehir yine yanıltmadı beni başarılı oyuncularıyla :)
      ben de çok istiyorum umarım gelirim bir gün İstanbul'a oyun izlemeye :)

      Sil
  4. Dario Fo, incelikli ayrintilarda kendini gercekleyen elestirel oyunlariyla seyirciyi adete bir filtreden geciriyor bence. İlk kez kadin oyunlari eserini elime aldigimda tanismistim esi ve yasadiklarindan sonra kaleme aldigi oyunlariyla. Füsun Demirel'e ait bu guzel bilgi için de tesekkurler. Ne yalan soyleyim yazinin sonuna gelmeden mutlaka izlemeliyim dedigim bu oyunun turne kapsaminda son oyununu oynadigini duyunca uzuldum ;( yine cok hos bir oyun yorumu okudum emegine saglik. Dekor tasarimi vb. Seylere olan ilgin ve gozlemin de ayrica keyifli bir yazi okumamizi destekliyor ;) simdiden iyi haftalar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç üzülme Eskişehir'e gidip izlersin, sezon boyunca oynayacak :)
      ne demek rica ederim gözlemlerimi paylaşmaktan ve sizlerin beğenmesinden mutluluk duyuyorum :)
      çok teşekkür ederim ben de sana mutlu bir hafta diliyorum :)

      Sil
  5. oyun kaç saat sürüyor acaba?

    YanıtlaSil
  6. Bende çok beğenmiştim Açık Aile'yi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. beğeniyi fazlasıyla hak eden bir oyun :)

      Sil
  7. güzelmiş konusu.
    herhalde iyi komedidir.
    açık aile.
    avrupada çiftler gerçekten de öle.
    örneğin tatile farklı insanlarla gidiyorlar.
    bize göre değil.
    dario fo çok çok iyidir diy mi.
    :)
    küçük tiyatrodan gece çıkınca insan kötü oluyor biraz.
    :)
    karanlık boş yerler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet bize göre değil aslında kimseye göre değil oyun bunu komik bir şekilde anlatıyor
      kesinlikle dario fo çok iyi :)
      küçük tiyatronun yer pek hoş değil ama olsun yine de çok değerlidir kendisi benim gözümde :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...