17 Nisan 2012 Salı

Havalar ısınır yüzmeye başlanılır...

Size yüzme tutkumdan daha önce bahsetmedim sanırım. Tutkum olmasıyla birlikte en büyük pişmanlığım da yine yüzme konusunda.
Çok küçük yaşta yüzmeye başladım ben, ilkokula başladığım sene. Yüzmeyi biliyordum aslında ama ailem stil öğreneyim güzel bir şekilde yüzebileyim diye göndermişti.
Çok isteksizce gidiyordum, kendimce yüzme biliyordum ya ne işim vardı benim burada. Hiç bir şey bilmiyormuş gibi en baştan başlamak o minicik benin kocaman yüreğine ağır gelmişti.
Ailem her seferinde büyük bir sabırla getiriyordu beni. Annem soyunma odasında mayomu giydirip bonemi takıp tombul su kuşunu havuza yolluyordu, çıkana kadar da bekliyorlardı beni.


Ben ki yüzmeyi çok seven, yazın üç ay boyunca yazlıkta havuzdan çıkmayan, güneşten kirpiklerim bile sapsarı olan, orta kulak iltihabı geçirip iğneleri yeyip hastalığı çekmeye inat havuzdan çıkmayan ben, bu ciddi yüzme işinden hiç hazzetmemiştim.
Birinin denetimi altından yüzmekten, iki kulaç nefes, üç kulaç nefes almaktan, dönüş yapmaktan sıkılmıştım. Tüm bu sıkıntıya rağmen bir süre devam ettim, hafiften ilerledim de olimpik havuza geçtim. Bunun anlamı çok önemliydi benim için, çünkü artık büyüklerle aynı havuzda yüzüyordum. Havuz büyüyünce o iki kulaçta bir, üç kulaçta bir nefes almalar, gelip gitmeler, dönüşler daha da artmıştı ve ben bu sıkıntıya daha fazla katlanamayıp aileme yüzerken kalbim ağrıyor benim yalanını söyleyerek hayatımın en büyük pişmanlığını yaptım.
Hemen yüzmeyi bırakıp doktor doktor gezmeye başladık, küçücük yaşta vücudumda elektrotlar, EKGler, koşu bantları hastanelerde dolanmaya başladık. Hiç bir şey çıkmadı tabii ama ben amacıma ulaşmış yüzmeyi bırakmıştım, benden mutlusu yoktu.

Buna rağmen ben yüzmeye küsmedim. Yazın yine hiç çıkmadım havuzdan tenim kapkara, kirpiklerim sapsarı olana kadar. Yarış yapıyorduk yazlıktaki çocuklarla, erkeklere bile kafa tutuyordum, zorluyordum onları. Hep havuzcuydum ben, denizden nefret ederdim o dönemlerde. Yüzüyordum işte, başımda hoca yoktu, kulaç at nefes  al diyen yoktu, mutluydum işte.

Zaman geçip kendimi bilmeye başladıktan sonra farkettim yaptığım hatayı keşke dedim hep ve bu yalanımı da aileme itiraf ettim.
Şimdi hala özenirim yüzücülere, belki ben de onlardan biri olacaktım diye.


İçimdeki bu pişmanlığı bir nebze olsun geçirmek için bu sefer hobi olarak başladım yüzmeye. Spor merkezlerinde kendi kendime yüzüp kendi kendimle yarış yapıyorum uzun zamandır. Her kulaç atışımda yarışmalarda dopdolu tribünlere yüzüyor gibi hissediyorum kendimi. Turlarım bitince alkışlarla değil ama yanıma gelip çok güzel yüzüyorsunuz diyen insanlarla mutlu oluyorum. Büyük bir övünç ama onu bastıran pişmanlıkla eskiden yüzücüydüm diyorum.
Her yaz gittiğim tatil yerlerinde tanımadığım insanların yüzüşüme iltifat etmeleriyle tamam Ankara'ya döner dönmez bir klübe yazılacağım diyorum ama hep lafta kalıyor...
En son, üniversiteyi kazandığım yıl daha kendi bölümüme gidip bakmadan koşa koşa okulun yüzme takımı var mi diye sormaya gitmiştim. Yokmuş, yine pişmanlığıma üzülmüştüm...


Bu yıl biraz geç kalmakla birlikte bugün tekrar başladım yüzmeye evimin yakınındaki spor merkezinde.
İlk günün hamlığıyla kollarımda ağrı, bünyemde yorgunluk var.
Kıssadan hisse gibi olacak ama buradan tüm bıdıkların annelerine babalarına sesleniyorum. Yüzme kadar güzel bir spor yok hem bedenlerinin gelişimi hem zihinlerinin gelişimi için. Mutlaka yüzmeye gönderin çocuklarınızı, sıkıya gelemedikleri anlarda da beni anlatın onlara :) Bakmayın, benim canım annem babam prenseslerine kıyamadılar yoksa bırakmazlardı bu işin peşini. Kız bıdıkların anne babalarına ayrıca  tavsiyem, yüzmeyi hallettikten sonra su balesine yönlendirin onları, bu da içimde ukdedir hep öyle özenirim ki su perilerine, kızlar için biçilmiş kaftan bence bu spor.


Şu an hala aklımda havuzun klor kokusu, kırmızı palyaçolu mayom, pembe simli bonem, nefes tutma yarışını kazanan benden küçük kız, soyunma odasının duvarlarındaki yazılardan ilk öğrendiğim ayıp sözler ve eve dönüş yolunda radyoda çalan şarkı, Hakan Peker'den Karam...

10 yorum:

  1. ah o klor kokusu,bayılırıımmmm :)
    ben de küçükken almıştım yüzme dersleri.sıkıcı gelmişti bana da tüm o kurallar.aynı pişmanlığı şu anda yaşadığımı söyleyebilirim.keşke devam etseydim.keşke yüzücü olabilseydim.ben de şimdi hobi olarak yüzüyorum işte :) ama gerçekten bundan keyifli bir spor olamaz benim için :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aynı kaderi paylaşıyormuşuz Poliganumcum
      olsun yine de hobi olarak yapmak bile çok keyifli
      hiç bırakmayalım bu güzel sporu :)

      Sil
  2. Aynen anlattığın gibi oluyor. Benim oğlum da denizden çıkmaz ama spor olarak yapmak istemiyor. Okulunda yüzme dersi var. Kaçmak için ne yapacağını şaşırıyor:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tahmin edebiliyorum Sezer Hanım, umarım zamanla daha sıcak bakmaya başlar, tabii ki sizin desteklerinizle :)

      Sil
  3. :D ben sudan nefret ederim, yani ayaklarımın yere temas etmemesi ciddi anlamda tedirgin eder beni. Yüzmeyi bilirim, ama hiç sevmem. Ama inan bu yazın beni bile "yüzmek belki kötü değildir" diye düşündürttü :P

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yüzmek, belki değil kesinlikle kötü değildir Mayacım bırak kendini suya :)

      Sil
  4. küçük yaşlarda zorunluluklar sıkıyor insanı. ama iyi yüzüyormuşsun işte, olimpiyat sporcusu olmak zorunda değilsin ki. geliştirirsin yine kendini. üzülme :)

    şarkılar mekanı, zamanı nasıl da hatırlatıyor. ben de hep Çelik'in hercai şarkısını hatırlıyorum bir yere gidişimizle ilgili. 4-5 yaşında ancak vardım, nasıl aklımda kalmışsa. o şarkıyı duydukça o yolu, gittiğimiz yeri anımsıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. haklısın sevgili çalıkuşu şarkılar o anı tekrar yaşatıyor insana :)

      Sil
  5. Ben de tersine havuzdan nefret eder denize bayılırım.Denize aşığım diyebilirim hatta hiç çıkmam denizden :)
    Sabah gittim mi akşam dönerim tabi bazen istisnalar olabiliyor.
    Çok da iyi yüzerim üstelik yüzme kursuna gitmedim ama benim babam vardı tabi o öğretti bana.O da çok iyi yüzücü olduğu için genetik olarak da geçmiş sanırım :p Ablam da iyi yüzer hatta üçümüz yarışırız hep ama annem hiç yüzemez ya canım benim :D
    Bu arada ilk ters yüzmeyi öğrendim nasıl ters bir insansam :D
    İnsanlar güzel yüzdüğümü söyleyince ben de çok mutlu oluyorum.
    Keşke bırakmasaymışsın sen de ama olsun şimdi devam ediyormuşsun ya :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. artık ben de denizciyim Ankara'da mecburiyetten havuzu kullanıyorum :)
      ben de kendimin geliştirdiğini düşünüyorum çünkü sporcu olarak uzun süre devam etmedim anlattığım üzere :)
      evet işte bir şekilde kendimi avutuyorum böyle
      teşekkürler yorum için :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...