5 Nisan 2012 Perşembe

Yine Seninle Geldi Hayat



Mart bitti şimdi nisan, bana göre ayların en güzeli. Ama Martı da severim  yeri apayrıdır benim için, yalan da olsa baharı hissettirir yalan da değildir aslında nisana devreder güzelliğini. Hem doğduğum ay da mart, martın sonu nisana göz kırpmışım tatlı tatlı. Tüm bu güzelliklerin aksine mart hep koşuşturmalı geçer, özellikle de son günleri. Hep sınavlar olur, harıl harıl ders çalışırım ve her doğum günümde bir sınava girerim. Neyse asıl anlatmak istediğim bu değil, demek istiyorum ki; mart ayı  belleğime kitapları yükleme açısından en verimsiz aydır. Bu yıl da kural değişmedi ve en az sayıda kitap okuduğum ay olarak geride kalan aylara damgasını vurdu kendileri. 2 kitap bitirdim, bir de yarıladığım halde bir türlü içine giremediğim bir kitap duruyor başucumda. İnat ettik ne o beni bırakıyor ne de ben onu, umarım tez zamanda bitirip kitaba karşı olan memnuniyetsizliğimi paylaşırım sizlerle. 
Gelelim bu kitaba, uzun yıllardır kitaplığımda duran artık okuyayım diye her elime aldığımda sıkılıp bıraktığım bir kitaptı Yine Seninle Geldi Hayat ama bu sefer bir başladım alıp götürdü beni. Ruh halimle çok ilgisi olsa gerek, özlem dolu olduğum bir zamanda okudum ben bu kitabı. Şimdi onun için bir yabancıdan farkı olmayan sevdiğine olan aşkını anlatan bir adamın kelimelerinde gizli olan göz yaşlarını kitabı okurken ben çıkardım ortaya. Evet, bu kitabı okurken engel olamadım göz yaşlarıma. Bir adamın sevdiğine beslediği o sonsuz aşkı her satırda hissettim. 
Cezmi Ersöz hakkında hiçbir bilgim yoktu, şöyle bir bakayım dedim. Çok karamsar, pek bir arabesk, ergen kızlar tarafından sevilir gibi yorumlar okudum. Hafiften üzüldüm buna. Belki imkansız aşkın karamsarlığına kapılmış olabilir ama özellikle bu kitapta aşkını hiç de arabeskçe anlattığını düşünmüyorum. Hem duygunun ergenliği mi olurmuş, hele de böyle yüce bir duygunun. Benim tek sözüm fazlasıyla duygusal olabilir sadece. Ben ilk defa okudum ve beğendim, aşka inanan herkese de tavsiye ederim.
Yazarın sayfa aralarında da şiirlere yer verdiği kitap şu güzel sözlerle son buluyor. 
"Bazen aşk gider . Günler geçer ardından. Ve aylar. Bazen de yıllar... Bebekler büyür. İnsanlar yaşlanır. İnsanlar ölür. Eşyalar eskir. Evler yıkılır. Kurur ağaçlar. Sokakların adı değişir. İnsanlar belleğin acımasızlığına teslim olur. Sevilen unutulur. Seven yanar. Bazen aşk gider... Ya da siz gittiğini sanırsınız."

6 yorum:

  1. ayyy inat eden kitaplardan nefret ediyorum ben de, kan uyuşmazlığı gibi :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sevdim bu benzetmeni Mayacım :)

      Sil
  2. Ben severim cezmi ersöz'ü belki de çok duygusal olduğum içindir.Ama yazdıkları hiç de küçümsenecek sadece ergen kişiler tarafından sevilecek yazılar değil.Kendisi daha iyisini yapıyordur herhalde böyle diyenlerin.
    Son sözler çok iyiymiş okumalı bu kitabı en kısa zamanda :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de sevdim ve seninle aynı fikirdeyim
      şimdiden keyifli okumalar :)

      Sil
  3. hımmm her doğum günün sınavlarla geçiyo ha.
    cezmi ersözün çok kitabını okudum ya evet çok ağdalı bee.
    :)

    YanıtlaSil
  4. olsun ama okuruz biz yine de onu :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...