4 Haziran 2012 Pazartesi

Bir İstanbul Kaçamağı


Cumartesi günü bir anda bu masmavi şehirde buldum kendimi. Ne zamandır aklımdaydı gidip gezmek, denize doğru bakıp gözlerimi bayram ettirmek, esintisinde ürpermek, martı sesleriyle birlikte yüzüme bir gülümseme yerleştirmek...
Okulum tatile girer girmez kedime bir İstanbul ödülü vererek hiç vakit kaybetmeden bir başıma düştüm yollara.
Çook çok eskiden, ufacıkken gelmiştim İstanbul'a. Zihnimde net olarak hatırladığım pek bir şey olmadığı için bu gidişim ilk sayılır.
İstanbul'a geldiğim ilk anda herkesin dem vurduğu gibi trafik ve yolların darlığıyla birlikte tünellerin çokluğu dikkatimi çekti ama alışkın olduğumdan mıdır bilmem bu trafik o kadar da büyük bir sorun yaratmadı bende, tabii çok kısa mesafeleri uzun sürede yol almak biraz canımı sıkmadı değil :) Bir de, ne çok turist var yahu bu şehirde :)
Şansıma hava güzel, hatta fazlasıyla güzeldi. Bu fırsatı değerlendirerek iki günde gezebildiğim kadar yer gezdim. Daha çok Avrupa yakasında vakit geçirdim, daha birçok yerini görmesem de ben en çok Bebek ve Emirgan'ı beğendim. Hele Bebek Starbucks, dünyanın en güzel manzaralı Starbucks'ı olsa gerek :)


Boğaz turu sırasında gördüğüm yalılara da bayıldım, eğer bu şehirde kalıyorsan bu evlerde yaşayacaksın, sanırım İstanbul'un keyfini en güzel çıkaranlar bu yalı sakinleri.



Bu İstanbul kaçamağımın en büyük nedenlerinden biri sergi bitmeden Rembrandt ve Çağdaşları'nı gezmekti. Rembrandt'i gezmeden önce Pera Müzesi'nde tesadüfen rastgeldiğim Goya sergisi ise sanırım beni en çok mutlu eden şeylerden biri oldu. 
Sergi, usta İspanyol ressamın izlediği sanatsal yolda bizleri de uzun bir yolculuğa çıkarıyor. Sergide farklı dönemlerde, etkilendiği farklı olaylar üzerine değişik imgelere yer verdiği gravür serileriyle çeşitli yağlı boya resimleri bir arada bulunuyor. Ben, yağlı boya çalışmalarını daha çok beğendiğimi söyleyebilirim. 
Sergiyi gezmek isterseniz 29 Temmuz tarihine kadar Pera Müzesi'ni ziyaret edebilirsiniz :)







Müzenin bir katında da Osman Hamdi Bey'in eserlerinin yer aldığı bir sergi var. Böylece Osman Hamdi Bey'in ünlü Kaplumbağa Terbiyecisi tablosunu da canlı canlı görme mutluluğuna erişmiş oldum :)


Pera Müzesi sonrası Beyoğlu, Taksim,İstiklal Caddesi'ni gezdikten sonra Midpoint'in enfes manzarası eşliğinde hoş bir akşam yemeği yedim.

Ardından da Giolitti'de dondurma keyfi, gerçekten güzel dondurmaları.


Ve gelelim Rembrandt ve Çağdaşları sergisine. Sakıp Sabancı Müzesi'nde sanatseverlerle buluşan sergi, öncelikle bulunduğu konum dolayısıyla gönlümü fethetti. Emirgan'daki bu Atlı Köşk, muhteşem deniz manzarası ve yemyeşil bahçesiyle insana huzur veriyor. 


Sergide, Hollanda sanatının büyük ustası Rembrandt ve Vermeer, Hals, Steen gibi birçok çağdaşının resimleri yer alıyor. Resimleri bir rehber eşliğinde izlediğim için sergiyi oldukça uzun bir zamanda gezdim ve birçok bilgiye sahip olma şansını buldum. Rembrandt, ışık ve gölge üstadı olduğunu tüm resimlerinde bizlere kanıtlıyor, çağdaşlarının resimleri de onun yolundan ilerler nitelikte. Sergiyle ilgili tek eleştirim, sanki Rembrandt'in resimlerine daha fazla yer verilebilirmiş doğrultusunda ama bunun dışında sergilenen tüm tablolarını büyük bir beğeni ve hayranlıkla izledim. Hele ki onun yirmili yaşlarda yaptığı resimleri görünce hayranlığım daha bir arttı, gerçekten çok gerçekçi ve başarılı resimler.
10 Haziran'da son bulacak sergiyi bir güzellik yaparak ayın 16'sına kadar uzatmışlar. Gezmeyen İstanbullulara buradan duyurulur :)












Pazar günümün çoğunu Sakıp Sabancı Müzesi'nde geçirdim. Sergi sonrasında da bahçesinde oturup o güzelim manzarayı seyre daldım, objektiflere poz vermeyi de unutmadım :)

Zamanım daha çok Sarıyer, Emirgan, Arnavutköy, Bebek, Ortaköy, Beşiktaş taraflarında geçti. Bu semtlerin hepsini çok beğendim. Sarıyer de çok yaşanılası bir yer olarak geldi bana, bilmem öyle midir :)

Koşa koşa vapura yetişerek Anadolu yakasına da geçtim. Burada pek bir yer gezme fırsatı bulamadım sadece Kadıköy ve Moda sokaklarında dolandım. Avrupa yakasıyla kıyaslarsam, bende uyandırdığı ilk izlenim pek hoş değil. Eminim çok güzel yerleri vardır ama görmediğim için yorum yapamıyorum. Moda sokakları ve sahili hoşuma gitti ama. 
Çok lezzetli İtalyan pizzaları olan Beppe adında şirin bir mekanda pizza yedim, size de tavsiye ederim :)



Moda sahilinde yürüyerek, günün akşamla buluşmasını izledim.

Pazar akşamı Beşiktaş vapuru olmadığı için bu sefer Boğaziçi Köprüsü'nden otobüsle geçtim. Sanırım 110du otobüsün numarası :) Şansıma trafik yoktu,  rastgeldiğim havai fişek şöleniyle kısa sürede ulaştım beğenilerimi kazanan Avrupa Yakası'na. 

Güzel şehir İstanbul, denizin varlığı bile yetiyor sanırım her şeye. Semtler birbirine çok yakın, Ankara için yadırganacak bir durum bu. Semtlerin birbirine olan yakınlığının aksine trafik nedeniyle uzun sürede ulaşıyorsun gideceğin yere ama o trafik de çekilmeyecek gibi gelmedi bana, bilmiyorum belki de Ankara'da birbirine uzak mesafelere gidip gelmeye alışkın olduğum için ya da hafta içi sabah trafiğiyle karşılaşmadığım için olabilir. Ama yaşamak istemem ben bu şehirde, arada gelip gezeyim sadece. Ankara'yı değişemem sanırım hiçbir yere. Daha önce bir yerlerde yazdığım gibi, Ankara'da yaşanılır, İstanbul'da gezilir. Ayrıca, Ankara kendi halinde sanatın, edebiyatın, arkadaşlığın, dostluğun tadını çıkaran masum ve güzel bir kız gibidir. İstanbul ise bunların çok daha fazlasına sahip olmasına rağmen farkında olmayan ve değerini bilmeyen biraz şımarık, güzel bir kız... 
Burada bahsetmediğim gözlerimde şenlik yaratan daha birçok yerle ve tadı damağımda kalan güzel lezzetlerle, yüreğimde de garip hisler ve ağlamaklı gözlerle terkettim bu şehri. 
Denizin maviliğine gözlerimden bir parça bırakıp geldim sanırım, arada gidip bir bakmak lazım yerinde duruyor mu diye...

32 yorum:

  1. İStanbul ve Ankara benzetmelerine bayıldım...Cuk oturdu gerçi benim için Ankara yerine İzmir ama olsun :)
    Baya gezmişsin ben de gittim İstanbul'a ama geziyle böyle olunca da kendi gitmek istediğim yerler yerine programdakilere uyduk haliyle de merak ettiğim yerleri göremedim :(
    trafik büyük sorundu benim için küçük yerlerde yaşamış olmaya alıştığım için belki de :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim :)
      olsun geziyle de bir dolu yer görmüşsündür ben de oraları görmedim daha :) ama böyle bir anda kalkıp gidince istediğin yerleri gezmek de güzel oluyor :)
      evet küçük yere alışkın olunca trafik gerçekten zor
      ben İzmir'i de severim ama denizi olan Ankara gibi :)
      güzel şehir, kıymetini bil :)

      Sil
  2. Ne iyi yapmışsın:) İki sergiyi de gezebilmene sevindim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Goya sürpriz yumurtadan çıktı çok da güzel oldu :)
      ben de çok sevindim :)

      Sil
  3. Çok güzel, dolu dolu geçirmişsin, çok sevindim senin adına :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim :)

      Sil
    2. rica ederim küçük hanım :)))

      Sil
    3. alışkanlığımız bozulmasın o zaman
      ne demek beyefendi :)

      Sil
    4. :))) çok şekersin :D

      Sil
    5. ne diyeceğimi bilemedim :)

      Sil
    6. gülümsemen yeter :)))

      Sil
    7. gülümsedim o zaman en kocamanından :)

      Sil
    8. gülümsemen hiç eksik olmasın yüzünden :D
      o kocaman gülümsemeni görebilmeyi isterdim :)

      Sil
    9. beni utandırıyorsunuz ama beyefendi...

      Sil
    10. sizi utandırmak en son istediğim şeylerdendir küçük hanım...

      Sil
  4. Ortaköye gidip kumpir yemeni önerirdim, çok güzel gezmişsin,
    ayrıca bir post hazırlamıştım istanbula gelenler için bir defa ki sefere beklerizzz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. daha gezmediğim çok yer var zaten, bir dahaki sefere artık :)

      Sil
  5. şu güzel şehir dimi? gitmedim ama gitmeyi gerçekten çok isterdim. gerçekten görmeyi dilerdim..kaybolurum diye korkuyorum aslında. seni nasıl gönderdiler öyle yalnız başına kocaman şehire :)

    ne ankarayı ne de istanbulu gördüm. aslında ben pek bir yer görmüş sayılmam :) yeni yerler görmek güzel olmalı, çok sevindim senin için :) sergiyi de kaçırmamışsın hani :) manzaralar müthiş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. korkma çalıkuşu kaybolmazsın ama alışkın değilsen biraz ürkütücü olabilir
      cidden haklısın bir teşekkür de aileme, ne istersem yapar onlar gitcem gezcem dedim onlar da hemencecik kabul ettiler tabii ki :)
      ben seni İstanbullu sanıyordum ama mutlaka gez hem İstanbul'u hem Ankara'yı
      teşekkür ederim güzel yorumların için :)

      Sil
    2. evet ben hiç alışık değilim :) bir de karşıdan hem güzel hem ürkütücü geliyor İstanbul ne bileyim işte :) ama gene de çok istiyorum görmeyi :)

      yok İstanbullu değilim, İstanbul'un yakınından bile geçmedim hiç :) inşallah gezerim hem Ankarayı hem istanbulu.

      Sil
    3. ürkme çalıkuşu git güzelce bir gez :)

      Sil
  6. mimin var :)
    http://kaybolmusbirdenizyildizi.blogspot.com/2012/06/oh-laa-laaaaaa-mim.html

    YanıtlaSil
  7. cok guzel gezmişsin, bu haftasonu ben de Istanbul'daydim ama hic gezemedim:( Ankara ve Istanbul benzetmen benim icin de cok dogru. Istanbul isiltisiyla, herseyi ile buyuleyici ama ne bileyim iste Ankara daha samimi sanki....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. olsun yine gider gezersin ben de daha şimdiden acaba bir daha ne zaman gidip de gezsem diye düşünmeye başladım :)
      evet Ankara çok samimi ama İstanbul'un da ayrı bir havası var :)

      Sil
  8. Gitmek istediğim ama annemle hastanelerde olmamız nedeni ile ertelediğim sergiden fotoğraf kareleri görmek hoştu Greta.
    Ne iyi yapmışsın. Bende İstanbul'dan başka bir yerde yaşayamazmışım gibi geliyor.
    Moda harika bir yerdir.
    Tekrar bekleriz. :)) İyi geceler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. umarım annen bir an önce iyileşir ve sağlığına kavuşur gülşahcım, sergiler her zaman olur
      en yakın zamanda tekrar gelmek istiyorum
      çok teşekkür ederim :)

      Sil
    2. Amin ve inşallah. Sağol.
      Kesinlikle sağlığımız olsun varsın buna gidememiş olayım. Burdan fotoğraflara bakmak da güzel.
      İyi geceler.

      Sil
    3. Amin ve inşallah Grea'cım. Sağlıklı olalım da varsın bu sergiye gidememiş olayım.
      Bekleriz yeniden.
      İyi geceler. :)

      Sil
    4. evet gülşahcım sağlık her şeyden önemli
      en kısa zamanda yeniden gelmek dileğiyle :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...