18 Eylül 2012 Salı

Body Worlds


Herkese merhaba, herkesin keyfi yerindedir umarım. Eğer keyfiniz yerinde değilse bile neşelenmeniz için hiç farkına varmadığınız bir dolu sebep var. Bu sebeplerin belki de en başında gelen, canlılığımız ve varoluşumuz. Dünyaya gelişimiz bile bir mucize. Milyonlarca sperm hücresi arasından o bir taneciğin bizi oluşturmak üzere yumurtayla buluşması, anne karnında geçen zaman, ciğerlerimize dolan havayla ilk ağlayışımız, hücrelerimizin her gün yenilenerek bizi güzelleştirmesi, büyümek, işler yolunda gitmediğinde organlarımızın bize haber vermesi, bağışıklık sistemimizin tüm zararlılarla mücadelesi, iyi bakıldığı zaman tüm onarım sistemlerini devreye sokması, vücudumuzun istekleri arzuları, heyecanlandığımızda gümleyen kalbimiz, beynimizin tüm güzel anıları kıvrımlarında saklayıp kötüleri yakıp yıkması, iskelet sistemimizin ve derimizin iç organlarımızı koruması, kaşlarımızın ve kirpiklerimizin gözlerimizi koruması, kulak kepçemizin sesleri toplaması, burnumuzun güzel kokuları hissetmesi, midemiz dolduğunda doymamız, çok yediğimizde kilo almamız, çok yememiz gerektiğini anlamamız,  beyne iletilen tüm sinyaller, kullanılan organların gelişmesi, kullanılmayanların körelmesi, zamanla yüzümüze yerleşen yaşanmışlıkların kanıtı kırışıklıklar, yerçekimiyle sarkan cildimiz, yavaş yavaş atım sayısını tamamlayan kalbimiz, heyecanlara dayanamamamız, çabuk yorulmamız, vücudumuzun artık nefes alsan neye yarar eziyet bu sana kapat gözlerini ve er rahata demesiyle son bulan yaşamımız...

Ne güzel bir varlığız biz dimi, her şey ne kadar da planlı programlı ve ne büyük bir mucize tüm bunları yaşayacak bir ben olmamız.
İşte bugün gidip gezdiğim Body Worlds, bu yaşam döngüsünü bizlere sunuyor. Anne karnına düştüğümüz o milimetrelik andan metrelik canlılara dönüşmemizin yolculuğu birebir gerçek örneklerle sergileniyor.

 Klasik bir yazı olsun istemedim ve biraz da kendi duygu düşüncelerimi kattım. Sanırım hiç bu kadar mesleğimle ilgili bir yazı yazmamıştım. İnsanın çok daha iyi verimle yüksek kapasitede çalışabileceği halde çoğu şeyin gelişmemiş olduğunu savunan bazı hocalarım bu yazımı okusa beni fena şekilde eleştirirlerdi herhalde ama yaşamak bile büyük bir şans ve mutluluk bence.

Sergideki Plastinasyon tekniği ile hazırlanan örnekler ölmeden önce bunu gönüllü olarak kabul etmiş insanların vücutları. Bir anlamda bağış; tüm vücudunuzu iç organlardan saçınıza kadar insanları bilgilendirmek amacıyla bağışlamanız.
Her şey çok gerçekçi çünkü zaten hepsi gerçek. Bu konularla ilgisi olmayan insanlar için belki ürkütücü olabilir ama sadece doktorların ya da biyologların görmesi için değil tüm insanların her şeyden önce kendi vücudunu tanıması için yapılmış bir çalışma bana göre.

Türkiye'de İlk olarak İstanbul'da vücudunu keşfetmek isteyen insanlarla buluşan sergi kasım aynın sonuna kadar da Ankara Kentpark'ta gezilebilecek.

Sergide fotoğraf çekilmesine izin verilmediği için maalesef hiçbir şeyi fotoğraflayamadım ama internetten bulduğum şu görsellerle bire bir aynılar. 





Sanırım her ülkede farklı örnekler segileniyor. İnternette gördüğüm fotoğraflarda benim gezidiğim sergide olmayan örnekler de var. 
Örneklerin hepsi farklı özellikte. Bir koşucunun kaslarının ne kadar geliştiğini ya da satranç oynayan bir insanın gelişen beynini görebiliyorsunuz. Her organ da ayrıca tek tek sergileniyor. 
Yaklaşık iki saatte gezidiğim sergiden gerçekten çok etkilendim. En çok dikkatimi çeken örnekler; daha fetüs olmadan yani 9. hafta öncesi embriyo örnekleriydi, minicik bir pirinç tanesi gibiydiler. Dört aylık bir bebeğin bile daha bir parmak büyüklüğüne gelememesi, derslerde hep anlatılan şeyler ama gerçek bir fetüs görmek gerçekten ilgi çekiciydi.

Sadece bu sergiyi gezin demek için bilgisayarın başına oturmuştum ama farkında olmadan  epey bir konuşmuşum.
Tüm Ankaralılara, Ankara'ya yolu düşecek olanlara bu sergiyi gezmelerini öneriyorum.
Sergi hakkında ayrıntılı bilgi edinmek isterseniz de buraya bir göz atabilirsiniz.
Herkese sağlıklı ve mutlu günler dilerim.
:)

10 yorum:

  1. Istanbul'da yasarken cok uzun bir donem sergi devam etti. O kadar uzun surede nasil olduysa bir turlu firsat ayirip gidemedik. Ankara'ya geldigini gorunce kesinlikle gitmeliyiz dedik. Ben de cok merak ediyorum

    YanıtlaSil
  2. ben de İstanbul'da gidip gezmek istemiştim kaçırdım, sonra Ankara'ya geleceğini öğrenince tekrar sevindim :) gerçekten merak edilmeyecek gibi değil şimdiden iyi gezmeler size :)

    YanıtlaSil
  3. Bunları anatomi dersinde birebir gördüğümüz için bana değişik gelmiyo ama insan vücudunu bu kadar yakından görmek siizn için değişik olsa gerek.Ben de ilk kadavrayı gördüğümde değişik hissetmiştim kendimi, ürkmek ya da yaydığı kokudan tiksinmek değil, kendini bilim için bağışlamış olduğuna duyduğum hayranlıktı hissettiğim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aynı duyguları hissettim ben de büyük bir hayranlık duydum bu görevi üstlenenlere

      Sil
  4. Çok güzel bir paylaşım. Teşekkür ederim. Bize bir tefekkür etmemizi sağladığınız için. Bundan daha güzel ve yanrarlı bir paylaşım rastlamadım desem başım ağrımaz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ediyorum mutlu ettiniz beni :)

      Sil
  5. Etkileyici bir sergi. Ankara'da tekrarlanması iyi olmuş.
    Biz burada fotoğraf çekmiştik diye hatırlıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de çekenleri gördüm ama yasaktı :) gerçekten etkileyici bir sergi :)

      Sil
  6. Babamın zoruyla bu sergiye gitmiştim ama zor dayandım, içim kaldırmamıştı :(
    Ama bütün dünya etkilenip, çok beğendiğine göre sanırım bende bir sorun var, kabullendim :))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. alışık olmayınca içinin kaldırmaması normal tatlım sende bir sorun yok yani merak etme :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...