30 Ekim 2012 Salı

Bayramın Filmleri

Göz açıp kapayıncaya kadar geçen tatlı tatil günlerinin ardından işlerimize, güçlerimize kaldığımız yerden aynı hızda devam ediyoruz. Anlatacak çok lafım olmasına rağmen, tatil sonrasının vermiş olduğu bir hüzün müdür bilmem canım pek fazla konuşmak istemiyor.
Bu nedenle, bayramda izlediğim filmleri size kısacık kısacık anlatıp hemen susacağım.
Şimdiden herkese iyi seyirler olsun :)


Bu tarz filmleri normalde hiç sevmememe rağmen, vizyona girmeden önce Açlık Oyunları'nın fragmanını izleyince film, büyük bir merak uyandırmıştı bende. O an, mutlaka izlemeliyim desem de bir türlü fırsat bulup izleyememiştim. Bayramda sinema kanallarımdan birinde kendilerine rastlayınca tüm işimi gücümü bırakıp kuruldum televizyonun karşısına.
Fansatsik mi desem bilim kurgu mu desem bilemiyorum ama benim asıl ilgimi çeken filmin derinliklerinde yatan duygusallık. Bunun dışında, asıl olarak insanlık ve toplum açısından birçok konuyu irdelese de o duygusallığı sayesinde benim fazlasıyla beğenimi kazandı. Filmin eleştireceğim noktaları olmasına rağmen, genelini düşününce gerçekten izlenilmesi gereken bir film olduğunu düşünüyorum.


Rina'yı vizyona girdiğinde duymuştum ama hiç merak edip de izleme gereği duymamıştım.
Maksat film izlemek olsun dediğim bir anda kanallarda rastlayınca çok bir beklentim olmadan izlemeye başladım.
Bir ada hikayesi Rina, sanırım rina da bir balık ismi zaten. Hikaye, üç yakın arkadaş ve onlaırın hayalleri üzerine kurulu. Beğendim mi diye sorarsanız, açıkçası bana fazlasıyla vasat geldi. Zaman ayırıp izlenebilir belki ama özellikle oyunculuklar açısından filmden çok da bir şey beklememek lazım bana göre.


Entelköy Efeköy'e Karşı adını duyduğumda gülüp geçmiştim. Sonra, film fesitvallerinde gösterime layık görüldü, annem ve babam izleyip çok beğendiklerini dile getirdi, bana da anca bu tatilde izlemek nasip oldu.
Bir kere hikaye Ege'de geçiyor, bu bile çok sevmem için yeterli olabilir ama sadece bu özelliğiyle değil konusuyla, konuyu ele alış biçimiyle, her bir şeyiyle beğenimi kazandı. Dondurmam Gaymak tadında bir film. Köylülerle bu ekoloji dostu entellerin hikayesini izlerken eminim siz de çok eğleneceksiniz. Mükemmel doğa manzaraları da cabası, şimdiden söylemiş olayım.


Derdim yok, tasam yok oturayım da şöyle bana yakışır bir Fransız chick flick filmi izleyeyim diyerek başladım Aşkın Renkleri'ni izlemeye ama maalesef ilk andan itibaren hiç ilgimi çekmedi. Hayata küsen bir kadının aşk sayesinde yeniden doğuşunu anlatan filmin sonunu getirmekte epeyce zorlandım. Aynı tarzda çok daha güzel bir dolu film olduğuna eminim, tercihinizi onlardan yana kullanmanızı tavsiye ederim :)

Son olarak herkese, güzel bir film tadında günler dilerim...

6 yorum:

  1. Entelkoy Efekoy'e Karsi filminin adindan dolayi bende de onyargi vardi. Simdi senin yorumunu okuyunca merak ettim dogrusu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gerçekten çok eğlenceli, samimi ve doğal bir film Lulucum, önyargıları bir kenara bırakıp izlemeli :)

      Sil
  2. Aşkın renklerini izlemeyi düşünüyorum. Ruh halime göre bazen sıkıcı filmleri seviyorum. Başroldeki bayanın (adını bile bilmiyorum nasıl bilinçliyim bir bilseniz) bir kaç filmini izledim. Özellikle piskopat ressamı oynadığı filmi sevmiştim( adını da bileydim iyiydi).

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. başroldeki bayanın hiçbir filmini izlemedim o yüzden ben de bilemeyeceğim :)

      Sil
  3. ay ben hiçbirini izlememiş bi insan oalrak utandım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. utanma Miacım, ben de senin izlemiş olduğun bir dolu filmi izlememişimdir eminim :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...