10 Şubat 2013 Pazar

Love


"Kalabalık içinde heyecanla seni ararken bana bakan sevgi dolu gözlerinle karşılaşınca utanıp başımı eğdiğim, sonra yüzüme yerleştirdiğim titreyen gülüşümle sana koşup sarıldığım an hala aklımda.
Tam da burada, garda, aynı buna benzeyen koca kara bir trenin önünde...
Kavuştuğumuz yerde şimdi sıra vedada. 
Gelişin ne kadar mutluluk doluysa gidişin de bir o kadar hüzün yayıyor etrafa. 
Şu kara tren seni bana getirirken onu seviyorum da seni benden götürürken düşman kesiliyorum bir anda...
İçimi bir huzursuzluk kaplıyor trenin sirenini duyunca. 
Ne olur sanki biraz daha sarılsak zamanı durdururcasına...
Kimse görmeden son kez bir öpücük kondur dudaklarıma...
Varınca haber vermeyi unutma.
Ha bir de, ellerimi paltonun cebine sokmuştum ya yolda, çok üşüdü azcık ısınsın demiştim hani, yüreğim ağzımda gizlice bir not bıraktım oraya. Senin aldığın en sevdiğim kalemimle, minik pembe kağıda özene bezene yazdığım iki güzel sözcük. Elini cebine her attığında beni hatırla..."
                                                                            

(Kuşkusuz en değerli tren resmimi yapmış oldum)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...