26 Şubat 2013 Salı

Sevgilinin Geciken Ölümü


Bu yılın ilk Murat Gülsoy kitabıyla karşınızdayım. Takip edenler, yakın zamanda tanıyıp da en sevdiğim yazarlar mertebesine kısa sürede ulaştığını bilirler Murat Gülsoy'un. Tabii ama daha okumadığım birçok kitabı var. Sevgilinin Geciken Ölümü de bunlardan biriydi. Adını daha önce duymamıştım, yeni kitabı diye pek bir heveslenmiştim ama kitap epey bir eskiymiş, İlk baskısı 2005 yılında yapılmış. Bendeki 3. baskısı ise, 2011 tarihli.
Murat Gülsoy'u genelde öykücü olarak biliyoruz ama benim ilk okuduğum kitabı olan Baba, Oğul ve Kutsal Roman gibi harika romanları da var. Sevgilinin Geciken Ölümü de bunlardan biri olsa gerek.
Kitabın konusunu şöyle bir genel olarak özetlemek gerekirse; Cem adında bir gazeteci, Cem'in trafik kazası sonucu bitkisel hayata giren eşi Serap, bu kazayla birlikte Cem'in eşinin başından bir an ayrılmayıp evlerinde sağladığı steril ortamda eşinin gerek duyduğu tüm bakımı üstlenmesi, milyonda bir olan hayata dönme mucizesini beklemesi, işini bırakması, evden dışarı adımını atamaz olması... Ve yan rollerde; Cem'in bir şeyler hissettiği asistanı Aslı, Serap'ın onu ve annesini yıllar önce genç bir kadın uğruna terk eden babası ve de Cem'in haberini yapmış olduğu için yakından ilgilendiği, eşini öldürmekle suçlanıp ömür boyu hapse mahkum edilen ardından masum olduğu ortaya çıkıp serbest kalan Neşet Akıncı...
Konuya genel olarak bakınca aslında ne kadar sıradan diyorsunuz. Bir adam, eşi kaza geçirmiş, o da başından ayrılmıyor. Hoş bir sadakatlik örneği. Peki ya yan rollerdeki kişilerin olayla ne ilgisi var? İşte tam burada Gülsoy'un kaleminin inanılmaz ustalığı sahneye çıkıyor. 
O hiçbir şeyi olduğu gibi göstermeyen bir yazar, görünürün altında başka anlamlar arayan, farklı alemlere yolculuk yapan ve yaptıran, simgelerle imgelerle anlamlar yüklemeyi seven bir yazar.
Hal böyle olunca, hikayenin sonunda kadın bitkisel hayattan çıkacak ve mutluluk göz yaşları sel olup akacak gibi bir düşünceye kapılmanız abes oluyor.
Kitap, bitmek tükenmek bilmeyen kocaman bir günü anlatıyor sadece. Aslında sıradan bir gün. Evden hiç çıkmayan, eşinin ihtiyaçlarını gideren bir adamın günü ne kadar sıra dışı olabilir ki zaten. Ama o gün birazcık farklı. Cem'in hatıralara dalışı, Serap'ın beynine girip onu konuşturması ve onunla konuşması, Aslı'dan gelen mektup, Serap'ın hayırsız babasının şaşırtıcı ziyareti ve son olarak Neşet Akıncı'nın eve gelişi...
Tüm bu gelişen olaylar içerisinde aslında hikayenin Berzah'ta geçtiğini ve insanların kendi hikayeleriyle ve kendi hayatlarıyla sınırlı olduğunu anlıyorsunuz...
Yan rollerde saydığım isimlerin hepsinin birbiriyle ve Cem'le bağlantılı olduğunun farkına varıyorsunuz..
İlk başlarda epey ağır ilerleyen olaylar, sayfalar geçtikçe bir çırpıda okumama neden oldu kitabı. Beni bekleyen şaşırtıcı sona ulaşırken yine her zaman olduğu gibi yazarın sayesinde bir dolu yeni bilgi ekledim belleğime.
Ayasofya'ya, Selimiye'ye, Yedi Uyurlar'a, Meryem Ana'ya, ters lale figürüne uzanan bir yolculuğa çıktım. Doğu ile Batı arasında, bilim ile mistik arasında sürüklendim durdum. 
Her okuduğum Murat Gülsoy kitabında  olduğu gibi yine eski kitaplarından ufak dokunuşlar buldum. Burada geçen o resim hikayesi misali aslında hepsi bir bütünün parçaları gibi.
Cem'in, benim henüz okumadığım Bu Kitabı Çalın adlı kitabının baş kahramanı olduğunu öğrendiğim şu dakikalarda, bundan sonraki okunacak olan Murat Gülsoy kitabını da böylelikle belirlemiş oluyorum.
Ve henüz bir Murat Gülsoy kitabı okumadıysanız, çok şey kaçırdığınızı belirtip en yakın zamanda onun kalemiyle tanışmanızı öneriyorum.
Herkese keyifli okumalar...

8 yorum:

  1. Oyle guzel anlatiyorsun ki hemen gidip kitabi alasim geliyyor.hic bilmedigim bir yazar sayende tanisacagim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim Lulucum :) umarım sen de benim kadar beğenirsin Murat Gülsoy'un tarzını, şimdiden keyifli okumalar sana :)

      Sil
  2. dediğin gibi sıradan bir hikaye gibi duruyor ama ilgimi cezbetti,incede görünüyor;)
    bu arada mimlendin;) http://alcakdusmanalsanabomba.blogspot.com/2013/02/liebster-blog-odulu.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. umarım beğenirsiniz mim için teşekkür ederim ama maalesef mim cevaplamıyorum...

      Sil
  3. Aa okuyacağım Greta not aldım.
    Sevgiler..

    YanıtlaSil
  4. murat gülsoy'u sevdin :) ben de deneyeceğim bir kitabını :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. umarım sen de seversin çalıkuşu :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...