14 Nisan 2013 Pazar

Karmakarışık


Bir buçuk ay olmuş tiyatroya gitmeyeli. Benim için epey uzun bir süre. Özlemişim. 
Çok da oyun kalmadı aslında programda izlemediğim. Hiç bilet bulamadığım, ilgimi çekmeyenler bir de turne oyunları.
Rahata erişip fellik fellik oyun ararken Bursa'dan turneye gelen Karmakarışık çekti dikkatimi. Konusunu okuduktan sonra hiç tereddüt etmeden biletimi aldım.


Sahnede çokça izlediğim bir komedi örneği. 
Eşini aldatan bir adam, yalanlar üzerine yalanlar, işlerin karmakarışık bir hal alması, hiç düşmeyen tempo, havada uçuşan kahkahalar...

Bu sefer eşini aldatan adam, İngiltere Başbakan Yardımcısı Bay Phillips. Ana muhalefet partisinin sekreterlerinden biriyle yapacağı kaçamak için bir otel odası tutar. Ve oyun, seyirciyi bu otel odasındaki yaklaşık iki buçuk saatlik süreye ortak eder.


Bu kaçamak, geceye dahil olan sayısız davetsiz misafir, kim olduğu bilinmeyen bir ceset, kimin kim olduğunun bir süreden sonra tamamen birbirine karışması ve bozuk bir pencereyle keyifli bir curcunaya dönüşüyor.


İlk yarım saat çok sıkıldım ama daha sonra temponun bir daha hiç düşmemek üzere yükselmesiyle keyfim yerine geldi. 
Bana göre oyunun en başarılı karakteri bakanın özel kalemiydi. Bakanın tüm söylediği yalanlar bu garibin üzerine kaldı. O kadar başarılıydı ki, sanırım en çok ona güldüm.


Oyunun rahatsız edici yanı, birazcık uzun olması. İki buçuk saat sürüyor. Daha kısa olabilirdi sanki. Yüksek tempolu olmasına rağmen olayların geçişi de biraz havada kalıyor ve cidden takip etmekte zorlanabiliyorsunuz.


Oyunu izlerken daha önceden izlediğim Haydi Karına Koş ve Şimdi Olmaz Sevgilim adlı oyunları anımsadım. Oyunların konusu birbirine çok benzer, tempoları ve karmaşaları da yine aynı.
Daha sonradan farkına vardım ki, Haydi karına Koş ve Şimdi Olmaz Sevgilim'de olduğu gibi bu oyunun da yazarı aynı kişi; Ray Cooney.
Karmakarışık da klasik bir Cooney komedyasıydı. 
Eşini aldatma çabasında bir adam, yanında yalanlarına alet edeceği bir yardımcı, tatilde ya da dışarıda herhangi bir yerde olan eşin evine erken dönmesi ya da sürpriz yapması ve işlerin bir anda karışması...


Üç oyununu izledikten sonra anladım ki, hep aynı konuyu işlese de Ray Cooney'in kalemini seviyorum. Başka oyunları da karşıma çıkarsa mutlaka izlerim.


Son olarak oyunda çalan tüm parçalar çok güzeldi ve tüm ekip selama çıktıktan sonra sahnede o güzel şarkılardan biriyle çok enerjik bir şekilde dans etti. Bu keyifli veda gerçekten hoştu.

Şansıma turnenin son gününde yakalamışım onları. Maalesef bu yazıdan sonra oyunu izlemek isteyen Ankaralı tiyatroseverlerin böyle bir imkanı olmayacak. Ama turne kapsamında farklı şehirlerde onları izleme fırsatı bulup kahkahalarınızı havada uçuşturabilirsiniz.
Şimdiden hepinize iyi seyirler ve tiyatro dolu günler dilerim...

8 yorum:

  1. heeey seni ve tiyatro sevgini görmek güzel.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. heeey, seni de buralar da görmek güzel. Ray Cooney'i seviyorsun diye mi geldin :)

      Sil
    2. yok seni görmek daa güzel de ondan.
      çok görünmüyosun arada geliyosun da ondaan.
      :)
      kaybolmaaa.
      :)

      Sil
    3. evet haklısın, artık her gün bir şeyler yazan greta yok maalesef :(
      ama daha aktif olmaya çalışacağım :)

      Sil
  2. tiyatronun ortamı bile güzel görünüyo valla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sahneler her zaman büyüler beni Miacım, bu nedenle sana katılıyorum :)

      Sil
  3. Bende bu oyunu Eskişehir Şehir Tiyatrolarında izlemiş ve çok beğenmiştim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet gerçekten güzel bir oyundu :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...