3 Eylül 2013 Salı

Romanya - Bükreş

Bu yılki yurt dışı seyahatimin ilk durağı olan Romanya'nın başkenti Bükreş ile epeyce uzun sürecek olan yazı dizimi başlatıyorum. Herkese şimdiden keyifli okumalar...

Aslında Romanya'ya Macaristan'a geçiş yolu üzerinde uğradığımız için şehri karış karış gezmiş sayılmam. Küçük bir şehir turuyla görülmesi gereken yerler ve ardından bir yemekle sonlandırdığım Bükreş için bu kadarı yeterli zaten.
Özel olarak gidilecek ve günlerce gezilecek bir şehir değil ama gördüğüm kadarıyla benim de yapmış olduğum gibi çok ülkeli gezilerin uğrak mekanı haline gelmiş.

Bükreş, iki buçuk milyon nüfusuyla Romanya'nın en büyük şehri. İstanbul'dan uçakla bir saatlik mesafede. Dilerseniz Bulgarsitan üzerinden kara ya da demir yoluyla da Bükreş'e ulaşabilirsiniz. Türkiye ile arasında saat farkı yok. Para birimi Rumen Leyi, ülkede bulunduğum 27 Haziran 2013 tarihinde 1 Euro 4.234 Rumen Leyi idi. Kağıt paralarının plastikten olması benim çok ilgimi çekti ve hiç vakit kaybetmeden para koleksiyonumdaki yerlerini aldılar.

Benim de çok fazla bir beklentim olmadan gezmeye koyulduğum şehrin belki de en güzel yanı Tuna Nehri'nin kıyısına kurulmuş olması. 


Tuna'nın Dambovita kolunun güzel manzarasına zıt olan gerçek ise bana göre şehre kasvet kokan bir tarihin egemen olması. Evet birçok tarihi yapı var ama insanın yüzüne gülmüyor pek ya da benim yüzüme gülmedi. Ayrıca şehirde ülkeye bir dönem egemen olan komünizm etkisini de oldukça rahat görebiliyorsunuz. Zaten tur sırasında her yapı neredeyse komünizm öncesi ve sonrası diye ayrılarak anlatılıyor. 




Gezi boyunca en çok dikkatimi çeken ve Romanya denince muhtemelen akla gelen ilk şey ise hayranlıkla izlediğim Palatul Poporului, Parlamento Sarayı oldu.

Bu devasa yapı Çavuşesku tarafından komünizm döneminde yaptırılmış. Rehberimizin bize verdiği bilgiye göre Çavuşesku bu binayı evi olarak yaptırmaya koyulmuş ama bina bitmeden Çavuşesku'nun öldürülmesi sonucu bina parlamento binası olarak kullanılmaya başlamış. Bu nedenden olsa gerek Romanlar bu binayı bizim hayran hayran izlediğimiz kadar çok sevmiyorlar, yapım aşamasında binlerce kişinin evinden olması da ayrı bir konu tabii. Bizim sadece etrafını dolandığımız ve bunun bile yeterli olduğu aydan görünen, 1100 odalı, dünyanın üçüncü büyük binasının içini gezmek ise bütün bir günü alıyormuş.

Halkın büyük çoğunluğunun Ortodoks olduğu şehirde birçok kilise bulunuyor. Ayrıca üniversiteler ve müzeler de en dikkat çeken yapılar arasında.



Şehirde bir de Atatürk büstünün yer aldığı ufak bir meydan bulunuyor. Adına da Atatürk Meydanı deniliyor. Yabancı bir ülkede böyle bir manzarayla karşılaşmak gerçekten gurur verici.


Bunların dışında bir şehrin en güzel görüntüleri tabii ki sokak manzaraları...




Ve gelelim en iştah açıcı noktaya. Yemek için tercihimiz Vatra oldu. Otantik ve Romen yemeklerini bulabileceğiniz bir yer. Dans eden kızlar ve geleneksel müziklerle fazlaca turistik. Yolunuz düşerse mutlaka uğrayın derim.




Yazının sonuna doğru gelirken eklemek istediğim diğer şeyler; eğer Bükreş gecelerini merak ediyorsanız tercihiniz Lipscani yani Eski Şehir olmalı. Barları ve cafeleriyle oldukça ünlü bu yerde dilediğiniz gibi eğlenebilirsiniz.
Diğer Avrupa şehirlerine göre ucuz bir şehir, özellikle içki açısından.
Hediyelik eşya olarak ben klasik şeylerle yetindim; magnet, anahtarlık, kartpostal...
Ama bir Bükreş tişörtü istiyorsanız Herastrau Park'ta Hard Rock Cafe'ye uğrayabilirsiniz. 


Aklımda kalanlarla Bükreş'e veda ediyorum. 
Bir sonraki yazıda başka bir şehirle karşınızda olmak dileğiyle. 
Hepimize bol bol gezmeler...

5 yorum:

  1. Güzel bir post olmuş. eline sağlık.

    YanıtlaSil
  2. Benim Romanya'da en çok dikkatimi çeken elektrik, internet vs. kablolar olmuştu. Sokaktaki direkler kablolarla doluydu, o kadar çok kablo vardı ki. yığın yığın kablolar bir direkten diğerine uzanıyordu. Birde Dracula simgeleri olmuş gibiydi, her eyrde Draculanın objelerini görmüştüm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Parlamento binasının heybetinden benim gözüm başka bir şey görmemiş sanırım :) ama haklısınız kabloları telleri hayal meyal hatırlıyor gibiyim :)

      Sil
  3. Romanyanin 250 300 km. iclerine dogru girmeden romanya hakkinda fikir sahibi olunmaz.Uzuldum adiniza goremedikleriniz ve eksik bilgilendirildiginiz icin :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...