25 Aralık 2013 Çarşamba

Sırbistan - Belgrad

Şu an Ocak ayında beni bekleyen upuzun sömestr tatilim için yurt dışı tatil planları yapmaktayım. Neredeyse bakmadığım tur kalmadı ama ben hala istediğim gibi bir şeyler bulabilmiş değilim. Neyse. Ben yine, yeni yerleri keşfetme tutkumun tavan yaptığı bir döneme girmişken ve 2013 ile vedalaşmamıza sayılı günler kalmışken bu yaz gezdiğim ama yazmaya fırsat bulamadığım şehirleri yazmaya koyulayım dedim. Hem, belki benim gibi arayışta olanlara da bir nebze olsun yararım dokunmuş olur :)

Bu yaz Bosna Hersek'ten sonraki durağım Sırbistan'ın başkenti Belgrad idi. Belgrad yani beyaz şehir, ülkenin başkenti olmasının yanında aynı zamanda ülkenin en büyük şehri. Zamanında eski Yugoslavya'ya da başkentlik yapmış. Bosna Hersek'ten sonra çok Avrupai geldi benim gözüme. Diğer Balkan ülkeleri gibi değil. Daha az acı çekmiş ve bu acılarını da çoktan unutmuş izlenimi veriyor insana.


Şehir, Tuna ve Sava nehirlerinin birleştiği bölgede yer alıyor. Bu iki nehrin en seyirlik yeri ise Belgrad Kalesi.



Kalenin bulunduğu bölgede Kalemegdan adı verilen yerde ise şehrin en popüler simgesi haline gelmiş Pobednik Anıtı bulunuyor. Anıt, 1. Dünya Savaşı'ndan sonra savaşın anısına Sırbistan Krallığı tarafından dikilmiş ve turistler tarafından da oldukça ilgi görüyor.


Görülmesi gereken bir diğer şehir simgesi ise, St. Sava Klisesi.


Daha önce hiç gezmediğim bir şehri gezerken böyle çok popüler olmuş ve mutlaka görülmesi gereken yerlerden ziyade şehrin sokaklarında fütursuzca dolaşıp hoşuma giden yerleri fotoğraflamayı daha çok seviyorum daha önce de dile getirdiğim gibi :)






Beni mutlu eden bu şehir turumun ardından soluğu hemen bir restoranda aldık. Sırbistan'a ait özel bir yemek var mı bilmiyorum ama biz yemek için Savamala'yı tercih ettik ve gayet bilindik tatları deneyerek bu mekandan oldukça memnun kaldık. 


Yemeğin ardından Blegrad'ın İstiklal Caddesi olarak bilinen Khez Mihailova Caddesi'ne geçtik. Belgrad'ın kalbi bu caddede atıyor desem abartmış olmam sanırım. Trafiğe kapalı cadde boyunca tatlı tatlı hediyelik eşya dükkanları, hoş cafeler ve restoranlar yer alıyor. Cadde, şehrin sakinleri, turistler ve sokak sanatçılarıyla daha da bir cıvıl cıvıl hale geliyor. Eğer kale civarından hediyelik eşya almadıysanız alışverişinizi buradan yapabilirsiniz. Yeri gelmişken ülkenin para birimi Sırp Dinarı ve benim ülkeyi gezdiğim Temmuz ayında 1 Euro 113 Dinar idi. Diğer Balkan ülkelerine göre hediyelik eşyalar daha pahalı. Fakat, gerçekten paranızı değeceği çok hoş şeyler var. Şu an bizim buzdolabımızı süsleyen en güzel magnetler de Belgrad'dan. :)








Caddeyi boydan boya gezdikten sonra gözümüze en hoş gelen cafeye geçip güzelce bir dondurma keyfi yapalım dedik ama ben burada hayatımda yediğim en kötü dondurmayı yedim. Herkes meyveli dondurmalarıyla serinlerken ben çikolatalı dondurma adı altında resmen tatsız tuzsuz kakao yemek zorunda kaldım :( Bu da Belgrad gezime dair unutamayacağım bir anı olarak blogumdaki yerini almış olsun :)

Sırbistan maceramı da böylece noktalamış bulunuyorum. Ülkeye dair son notlarım ise; şehrin hiçbir yerinde Türkler'e karşı bir ön yargı hissetmedim ki ben bu ön yargıya sahip bir şekilde ülkeye ayak basmış olsam bile. Diğer bir önemli konu ise, gözlemlediğim kadarıyla İngilizce ile araları pek iyi değil ya da biliyorlar ama bilerek konuşmuyorlar. Siz de derdinizi anlatmak için bin bir şekle giriyorsunuz karşılarında. Neyse ki rehberimiz bu konuda çok yardımcı oldu bize de fazla rezil olmaktan kurtulduk :) Son olarak, diğer birçok Avrupa ülkesinde gördüğüm gibi burada da sokaklarda herkesin kullanımına açık internet ağı var. Eğer yurt dışındaysanız ve herhangi bir konuşma veya internet paketiniz yoksa bu hizmet tam bir hayat kurtarıcı :)

Yolunuz Belgrad'a düşerse benden çok daha güzel gezip, mutlu anılar biriktirmeniz dileğiye, bol seyahatli günler....


8 yorum:

  1. Sırbistan'a biz de Eylül ayında gittik açıkçası ben Belgrad'ı pek sevemedim. Novi sad çok daha güzel ve medeni bir şehir başkentlerine oranla. :) Eğer yolunuz düşerse bir bisiklet kiralayıp tüm gün boyunca şehri rahatlıkla gezebilirsiniz. Tavsiye ederim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tavsiyeniz için çok teşekkür ederim, bir daha yolum düşer mi bilmiyorum ama mutlaka görmek isterim :)

      Sil
  2. Ara sokaklara bırakın beni, yaşarım ben oralarda :) Çok keyifli bir yazıydı, elinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim ve sizinle aynı fikirdeyim :)

      Sil
  3. ne güzel planlar ve ne güzel bi gezi bub böyle! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım daha da güzellerini paylaşırım ilerleyen zamanalarda sizlerle :)

      Sil
  4. Yeni keşfettim... içimde kelebekler... :) :)

    Yine geleceğim.

    Kafa ve Ters Düz'e bekliyorum

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...