23 Şubat 2014 Pazar

Haberiniz olsun istedim


Lafa nasıl başlayacağımı bilmiyorum aslında. Öyle anlatacak mühim bir şeyim de yok fakat bu, anlatacak bir dolu sözüm olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Geçen hafta geldim İstanbul'a. Okulum başladı. Hiç özlememişim. Fotoğraftan sırıtan Kilyos, sadece birkaç gün böyle güzeldi. Tabii ama, bu ender zamanların tadını da çıkardım elimden geldiğince. Şimdi yine hırçın, öfkeli ve sisli bir hava hakim buralarda. Kapalı havaları hiç sevmiyorum. Direkt moodum düşüyor benim de. Canım hiçbir şey yapmak istemiyor böyle günlerde. Gerçi bu aralar havanın etkisi dışında bir isteksizlik var bünyemde. Fakat şu an tam da bunu yazarken fark ettim ki, aslında bir şeyleri yapmak konusunda değil de göstermek konusunda benim isteksizliğim. Mesela, son zamanlarda çok fazla film izliyorum, yeni mekanlar keşfedip tadına doyamıyorum, akşamları arkadaşlarımla çıkıp bir güzel eğleniyorum, geçen hafta uzun zamandır çok izlemek istediğim bir oyunu izledim, dün de yeni bir kitaba başladım hatta. Aaa unutmadan, bu dönemin en büyük iki bombası; spora ve çizim yapmaya başladım ayrıca. Tabii bir de o kadar ülke, o kadar şehir gezip geldim, siz de biliyorsunuz. Yani, aslında bir şeyler yapmaya pek de isteksiz değilmişim, sadece bu yaptıklarımı burada anlatmaya isteksizmişim. Lafı ancak bu şekilde blogtan uzak kaldığıma getirebilirdim sanırım. Evet, bu aralar canım hiç yaşadıklarımı yazmak istemiyor. Oysa bu blogun amacı hayatımın belli alanlarını arşivlerken, kendimden yola çıkarak sizlere de ufacık tavsiyeler vermek. Fakat bu aralar, blogum amacına hizmet etmek istemiyor. Niye böyle hissediyorum, inanın ben de bilmiyorum. Ama tahminimce, geçici bir dönem bu. Eminim ki, içimdeki kelebekleri heyecanla anlatacağım günleri  yakın zamanda özleyeceğim.  Belki yarın yazmak isteyeceğim belki de bir ay sonra ama emin olun isteyeceğim. Çok şey biriktirdim ve daha çok şey biriktireceğim ama arayı kapatacağıma olan inancım tam.
Şimdi, başa dönüp okuyunca sanki bir veda yazısı yazıyormuş gibi hissettim kendimi ama hiç öyle bir niyetim yoktu cidden :) Lafa nasıl başlayacağımı bilemediğim gibi bitirmeyi de bilemedim ayrıca. Sadece biraz içimi dökmek istedim o kadar. Yani buralardayım, bir yere gittiğim yok :) Şimdi yatağıma gidip yatacağım ve yastığıma sarılacağım. Hepimize iyi uykular...

14 yorum:

  1. Ara ara olur bana da....bazen anlatmak isteidğim şeyler var olur ama anlatamam..bazense dökerim herşeyi ortaya... bazense ben bile kendimi anlayamam ki anlatayım...
    zaman değiştiriyor bizi herşeyi..
    dinlenmek,,nadasa kalmak da güzel..
    mutlu bir hafta olsun..
    http://loveandsmile.wordpress.com/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım herkes yaşıyor bunu, herkesin hayatında oluyor böyle dönemler, yorumun için teşekkür ederim :)

      Sil
  2. Bir gün gelecek o hiç özlemediğin İstanbul'dan gelmek istemeyeceksin. :)
    Bu tembel haller hepimizde var, ben bir sebebinin de İnstagram olduğunu düşünüyorum. Ne dersin ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İstanbul'u seviyorum aslında ama okul ve sınavları sevmiyorum ben :)
      Kesinlikle size katılıyorum, instagramın rahatlığına alışınca blogda uzun uzun bir şeyler yazmak çok zor geliyor insana :)

      Sil
  3. Emin ol bu hepimize oluyor.ben 3 aydir yazmiyordum bloga halbuki okadar cok sey vardiki yaptigim tattigim ama neden bilmem dokemiyor insan bazen belkide kendine kalsin istiyor ben cogu zanan usengeclikle sucluyorum kendimi yasamaya usenmiyorumda yazmaya neden useniyorum diye kiziyorum halbuki paylastikca dahada gyzellesiyor ve kalici bir yer aliyor hayatimizda

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, insan yaşamaya üşenmiyor ama yazmaya çok üşeniyor. Bir de sanırım çoğu bloggerı etkileyen yazma zorunluluğu rahtsız ediyor insanı.

      Sil
  4. Ara ara oluyor hic sikma canini :)) biz hep burdayiz
    Sevgilerimle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım, çok teşekkür ederim :)

      Sil
  5. Bazen oluyor öyle Sevgili Greta, hazır hissedince yazarsın yine.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, herkese oluyormuş aslında endişelenmeme gerek yokmuş :)

      Sil
  6. Yanıtlar
    1. Kendini yazmaya zorunlu hissetmediğin hayat :)

      Sil
  7. raat ol yaa kendin için kendi keyfin yaz işte :) beşiktaşta sabah kahvaltısı yap sona vapurla kadıköye geç vintage dükkanları gez akşam galata oh hayat işte :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepsini yapıyorum :) Zaten yapmakta değil sorun yazmakta :) İçimden gelerek değil de zorunlu olduğum için yazdığımı hissettiğim anda anlıyorum ki bir şeyler yanlış gidiyor. Ama bak bugün içimden geldi ve yazdım. Böyle böyle tekrar buralara döneceğim sanırım :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...