1 Mart 2014 Cumartesi

Hayvan Çiftliği


Hayvan Çiftliği, geçen yıl Cer Modern'de sahneleniyordu fakat ben bir türlü fırsat bulup da gidememiştim. Bu sezon, Ankara devlet tiyatrolarında perde açacağını öğrendiğim zaman ise çok sevindim. Sömestr tatilindeyken, İstanbul'a dönmeden iki hafta önce izleme fırsatı buldum.


George Orwell'in belki de en önemli eseri olan Animal Farm, çoğumuz tarafından biliniyordur. Orwell bu kitabı, İspanya'daki iç savaştan ve Rus Devrimi'nden yola çıkarak ortaya çıkan totalitarizmi, yani devlete mutlak itaat bekleyen diktatör yönetim şeklini, eleştirmek amacıyla 1945 yılında yayınlamıştır.


Hikaye, bir hayvan çiftliğindeki hayvanların kendilerini sömürdüklerini düşünen insanlara başkaldırıp yönetimi ele geçirmek istemeleri üzerine başlar. Tüm istekleri, tüm hayvanların eşit olduğu bir çiftlikte yaşamaktır. Fakat, başlangıçta işler iyi gitse de, zamanla içlerinde en akıllı olan domuzlar oluşan bu yeni toplumu ele geçirip, çiftlikteki hayvanları sömürmeye başlar. 


Fabllaştırılan hikaye, politik bir alegori üzerine kurulu. Belli bir dönemde somut olarak yaşanan diktatörlük, soyutlaştırılarak günümüze kadar taşınmış bana göre. 
Günümüzde hala büyük bir sorun olan, tam olarak hazır olmadan geçilen yeni toplum düzenindeki insanların bilinçsizliği, sorgusuz sualsiz dayatılan tüm düşüncelerin kabul edilmesi, eğitimsizliğin içler acısı durumu ve insanların aynı kişiler tarafından olmasa da başka kişiler tarafından yine kullanılarak sömürülmeye mahkum oluşu. "Sonuç, insan özgürlüğünün yok edilmesi."


Birçok dile çevrilerek yayınlanmış ve aynı zamanda sahneye de aktarılmış böyle bir metninin ülkemizde de sahneleniyor olması bir tiyatrosever olarak beni oldukça mutlu etti. İnsana düzeni, politikayı, gidişatı sorgulatan harika bir oyun.


Konu fazlasıyla ağır fakat böyle bir konu, sanırım inanı sıkmadan ve dikkatleri dağıtmadan anca bu kadar güzel derdini anlatabilirdi. 


Ele alınan konunun yanında oyunun en güzel tarafı, oyuncuların seyirciye hayrete düşürecek üstün performansları. At, keçi, eşek, domuz ve daha bir çok hayvan, oyuncular tarafından size o hayvan hissini vererek öyle güzel canlandırılıyor ki, gerçekten şaşkınlık içinde izliyorsunuz onları. Ayrıca, tüm oyuncular bir buçuk saat boyunca ayak uçlarında, parmakları ve kafaları değişik şekillerde ya da kambur bir şekilde hareket edip kan ter içinde kalarak performanslarının sınırlarını sonuna kadar zorluyorlar. Benimse, o an tek düşündüğüm; ne kadar alkışlarsam alkışlayayım haklarını veremeyecek olmamdı. 


İyi bir oyun ve oyunculuk görmek istiyorsanız, mutlaka Hayvan Çiftliği'ni izlemenizi öneririm. Ne bir fazlası var ne de bir eksiği. Her şey yerli yerinde. Harika bir politik edebiyat şöleni için şimdiden hepinize iyi seyirler...


6 yorum:

  1. martta tiyatro festivali var :) spor çizim ne güzel :) istanbul moderne gitmeyi de unutmaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tiyatro festivaline bakacağım :) İstanbul Modern'e de gideceğim tamam :)

      Sil
  2. Biz de gideceğiz arkadaşlarla Hayvan Çiftliği'ne. Zar zor bilet bulduk, heyecanla bekliyorum oyunu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım beğenirsiniz, iyi seyirler :)

      Sil
  3. Bir deli in hatira defteri ve bu oyun adtnin bilet bulunmayan ve en cok Merak ettigim oyunlarindan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kaç yıllık Ankara Devlet Tiyatrosu müdavimiyim fakat benim de hala Bir Delinin Hatıra Defteri'ne bilet bulmuşluğum yok :( Umarım bir gün şeytanın bacağını kırarız :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...