5 Nisan 2014 Cumartesi

Life is Beautiful!


Bugün, bir kitabın, bir tutam tükürükle ıslatılıp narin darbelerle çevrilen yorgun fakat heyecanından ödün vermeyen sayfaları arasında buldum kendimi. "Genç kadın İstiklal Caddesi'ne doğru ilerlerken, acaba bu sefer görür müyüm onu, diye geçirdi içinden." Aslında, aklımda olan bu düşünceler değildi beni bir kitabın içerisinde hissettiren. Hatta, böyle bir cümle kurduğumu bile zannetmiyorum. Bugün, bünyemi yoklayan özlem rüzgarıyla yürürken yanımdan geçen iki yabancı takıldı gözüme. Elimde sıkı sıkı tuttuğum ve son sayfalarına geldiğim kitabın iki karakteriydi onlar. O kadar emindim ki onların olduğuna, dönüp bir daha baktım, sonra da kocaman gülümsedim...

Dün, okuldan çıkıp, yeni spor ayakkabılarımla nefesim kesilecek kadar süratlı bir şekilde sahile inerken mutluydum. Teknelere ve martılara bir göz kırpıp, hemencecik geçtiğim sahilde denizin ilkbaharla karışan havasını solurken mutluydum. O çok sevdiğim kahvecide denize karşı oturup bir yandan kahvemi içip bir yandan mandala boyarken mutluydum.
Tek bir düşünce vardı aklımda, tanrım yaşamak ne kadar da güzel! Yediğim yemeğin tuzsuzluğuna inat, Boğaziçi'nde okumanın zorluğuna inat, 23 yaşına girmiş olmanın büyüklüğüne inat ve terk edilip bırakılmama inat hayat hala çok güzel!

Mütevazi olamayacağım ya da daha doğrusu küstahlık yapmayacağım ve itiraf edeceğim; ben hayatı güzel yaşıyorum arkadaş! Hayattan zevk almayı biliyorum. Gezip dolaşmayı, okuyup yazmayı, yürüyüp koşmayı, yemeyi içmeyi, güzel giyinmeyi, kahkahalarla gülmeyi seviyorum. Belki hayat bana kendisini güzel sunmuş ve biraz torpil geçmiş olabilir fakat herkes gibi benim de zor anlarım var. Hatta hiç optimist bir insan olmadığım için karşılaştığım çoğu durum benim için zorluklarla dolu. Fakat ben, hayatın bana sunduğu zorlukları da sevmeyi öğrendim. Yaşadığım aşkın güzelliği gibi yaşadığım aşk acısının da bir o kadar güzel olduğunu ve bunu da yaşamam gerektiğini öğrendim. Mutluluk gibi üzüntünün de yaşanması gerektiğini, içimde tutmamam gerektiğini hatta gerekirse doya doya ağlamam gerektiğini öğrendim...

Dün ne kadar mutluysam, bugün de bir o kadar özlemliydim. Bazen çok özlüyorum, bugün de o günlerden biriydi. Özlemek, tekrar olsun demek değil ama, sadece anıların canlanması, gözünün dalması, birkaç beyin hücrenin ölmesi falan... Düşünmemek için hatıralarıma kafa çevirmedim, aksine daha da düşündüm, hak ediyorlar bence, en azından kendime verdiğim değer için...

Yarın neli olacağımı bilmiyorum, belki mutlu belki huzurlu belki de stresli... Ama hangi ruh halinde olursam olayım, üzerinden zaman geçince yine aynı şeyi düşüneceğim; her şeye rağmen hayat ve yaşamak çok güzel!

6 yorum:

  1. Son zamanlarda okuduğum ve kendimi iyi hissettiren en güzel paylaşımlardan biri oldu bu yazı.
    Yazmaya ve yaşamaya devam o zaman. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Güvencim, mutlu ettin beni :)
      O zaman sana da, annenin ne zaman evleneceksin sorularına inat ve aynı kişiye defalarca aşık olmaya olan inancınla güzel bir yaşam diliyorum :)

      Sil
  2. Gretacim hayati güzel yasamak her seye sükredebilmek ve en önemlisi her seyden ders cikarip ufak seyler ile mutlu olmak bizim elimizde ve sen bunu basarmisim. Bir an beni anlattin sanki. Cok güzel.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şükretmek de önemli bir parçası tabii ki bu mutluluğun ve güzelliğin, çok teşekkür ederim :)

      Sil
  3. Ne güzel ifade etmişsin. Mutluluğun daim olsun Sevgili Greta!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, hepimiz mutlu olalım :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...