20 Ağustos 2014 Çarşamba

Ben geldiiiim!

Herkese kocaman bir merhabaaa! diyerek klasik girizgahımı yapayım sevgili takipçiler. En son yazımı haziranın sonunda yazmışım. Bir buçuk ayı birazcık geçmiş. Epey zaman aslına bakarsanız. Şu an kelimelerim bile bir yabancı geliyor bana. Ben böyle mi yazardım yahu? Nerede düzen, nerede ahenk, nerede edebiyat kitaplarından fırlayıp gelmiş cümlelerim? Neyse, bu seferlik böyle olsun. Tatil sonrası sendromu diye bir şey varmış. Belki benim de içimdeki kelebekleri ele geçirmiş olabilir bu sendrom, evet evet kesin ondandır. Bir kez daha uzun bir neyse diyerek, bembeyaz çıktığım koca tatili kapkara bir şekilde noktalayarak Ankara'ya dönmüş olduğumu hemen bildireyim sizlere efendim. Anlayacağınız üzere bol bol güneşlendim, hatta güneşin kızı olarak lakaplandım. Deniz, kum, güneş üçlüsüyle tutkulu bir yaz aşkı yaşadım. Fakat, denizin mavisine, kumun sıcaklığına, güneşin parlaklığına yine de doyamadım. Hem bol bol eğlendim hem de bol bol dinlendim. Elimden kitap, kulağımdan müzik, ayaklarımdan dans eksik olmadı. Oradan oraya, epey koşuşturmacalı bir tatil geçirdim. Ege'den Akdeniz'e sonra tekrar Akdeniz'den Ege'ye uzandım. Yedim, içtim, dans ettim, yüzdüm, daldım, yürüdüm, koştum, güldüm, güldürdüm, bir dolu anı biriktirdim ama en çok da özledim... Sanırım benim için bu yazın özeti, üzeri özlem kaplı tatlı bir dondurmaydı... İlk günlük benden bu kadar olsun diyerek sizi yazdan kalma anılarımla baş başa bırakma zamanı geldi. Daha fazlasını merak ederseniz, buyurunuz buradayım :)











Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...