22 Ocak 2016 Cuma

İkinci Dereceden İşsizlik Yanığı


Son zamanlarda izlediğim en keyifli oyunla, epey bir ara verdiğim izlediğim oyunları yazmaya kaldığım yerden büyük bir iştahla devam ediyorum. Bu iştahımın nedeni, bir kısmı geçen sezondan bir kısmı bu sezondan yazılmayı bekleyen daha 9 oyunun varlığı olabilir mi? Elbette olabilir! :)


Yıl 2001, dönemin Cumhurbaşkanı, Başbakana anayasa kitapçığını fırlatmış, kapıdaki krizin fitili ateşlenmiş, dolar 1,6 milyon sınırına ulaşmış, borsa giderek düşüşe geçmiş,  global ekonomik krizler tüm dünyada patlak vermiş, ülke tam anlamıyla bir kaos içerisinde ve tam bu olaylar yaşanırken üniversiteden yeni mezun olmuş, çantasına sığdırdığı bir dolu güzel hayaller ve umutlarla iş aramaya koyulan gencecik biri var karşımızda.


Bir ismi yok bu genç adamın çünkü hepimizden birer parça var aslında onda. Edindiği bilgilerle, kendine eklediği donanımlarla, o yeni hevesiyle hayata adım atma telaşındayken, birilerine kendini ispat etmek zorunda olmak, çaldığı kapıların birer birer yüzüne kapatılması, krizin bıçak sapladığı hayaller ve yok olmaya mahkum bir gelecekle başbaşa buluyor kendini bir anda...


Önce hep bir umutla başlıyor aslında her şey, iş görüşmelerine hazırlık,
mülakatlar, birebir mülakatlar, grup mülakatları, biz sizi arayacağızlar... Sonrasında bunların yerini farklı alanlara yönelme, ne iş olsa yaparımlar, hiç aranmamalar, hoşçakal hayaller, merhaba işsizlik ve delilik alıyor bir anda!


Tam ekonomik krizin patlak verdiği dönemin ortasına düşmüş, iş aramaktan yılmış ve hayalleri sönüp akıl sağlığını yitirme noktasına gelmiş bir gencin psikiyatri merkezinde sıra numarasını beklerken, bu noktaya gelene kadarki yaşadığı süreç seyirciye Berkay Tulumbacı'nın harika performansıyla anlatılıyor.


2 perdeden oluşan ve 1 saat 40 dakika süren oyunun temposu hiçbir an düşmüyor. Replikler, örnekler o kadar bizden ki seyircinin oyuna ilgisi her daim canlı kalıyor. Kahkahalarla gülüyoruz aslında ağlanacak halimize. Sahnedeki oyun tam bir kara komedi ama krizin ardından geçen 14 yıla rağmen iş arama sürecinde hala aynı olumsuzlukları seyirci olarak bizlerin de deneyimliyor olması daha da bir kara mizah haline getiriveriyor oyunu.


Geçen sezon prömiyerini yapan oyunda, Berkay Tulumbacı,
 tek kişilik inanılmaz performansıyla 
2014 yılın erkek oyuncusu ve genç yetenek ödülünün de 
sahibi olmuş. 


Sade ama kullanışlı dekoruyla da benden tam not aldı oyun. Dekorda kullanılan tüm parçalar, sırası geldiğinde oyundaki yerini alıyor. Yine yeri geldiğinde sahneyi dolduran müzikler de oldukça hoştu. Bize gayet keyifli bir hafta sonu yaşatan oyuna dair tek eleştirim, oyuncunun bazı monologlarında çok hızlı konuşuyor olmasıydı. Oyunun belli kısımlarında ara ara tekrar edilen replikler var ve bunların çok hızlı tekrarlanması gerektiği oyunun bir parçası fakat beni rahatsız eden oyunun gidişatındaki ara ara yutulan hızlı cümleler oldu.



Sezon boyunca İstanbul Devlet Tiyatrolarında sahnelenmeye devam edecek oyunun, oyundan 13 gün önce açılan biletlerine biletiva adresinden ulaşıp, koltuktaki yerinizi alabilirsiniz. 
Bu bol göndermeli, güldürürken düşündüren ve harika performansla seyirciyi sürekli oyunda tutan oyunun tüm ekibini tebrik ediyor, herkese şimdiden iyi seyirler diliyorum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...