5 Şubat 2016 Cuma

İftarlık Gazoz


Dün gece maaile toplandık İftarlık Gazoz'u izlemeye gittik. Aslında Dondurmam Gaymak'tan bir farkı yoktur, Cem Yılmaz çok iğreti durmuştur gibi önyargılarım nedeniyle gitmeyi düşünmüyordum fakat baktım diğer Türk filmlerine nazaran daha iyi puan almış, haydi gidip izleyelim dedim.


Yıl 1970ler. Küçük bir Ege kasabasında yaz ayı. Hicri takvime göre Ramazan. Okullar tatile girmiş, iftiharname  alan çakmak gözlü Adem, çok istediği gazozcuda çırak olmuş. Bir yandan yaz sıcağında işini yapmakta bir yandan camiye gidip imamın vaazlarını dinlemekte. Yaşı küçük olduğu için ailesi izin vermemesine rağmen oruç tutmakta diretmekte. Bir de Berna var. Okuldan arkadaşı, sınıf arkadaşı! O bile oruç tutmakta. Adem niye tutmasın. Hem de Berna onun sınıf arkadaşı! 


Adem'in ailesinden ve ustasından gizleyerek oruç tutmaya karar vermesiyle başlayan koca bir günün kesitini sunuyor film izleyiciye. Küçücük bir çocuğun, yaz sıcağında açlık ve susuzlukla bir de gazoz satmaya uğraşırken nefsiyle verdiği mücadele, imamın anlattığı sözler, devrimci Hasan abisinin öğütleri, Ağustos böceği ile karınca, bağımsız Türkiye...


Cem Yılmaz'ın hiç rol çalmadığı, filmin baş karakteri Berat Efe Parlar'ın gerçekten çocuk yaşta çok başarılı oyunculuk sergilediği, Ege insanını tanıtan, sımsıcacık, düşük bütçeyle de güzel işler çıkarılabileceğini gösteren klasik bir Yüksel Aksu filmi izledim. Yüksel Aksu'nun diğer uzun metraj filmleri olan Dondurmam Gaymak ve Entelköy Efeköy'e Karşı filmlerini de izlemiş bir izleyici olarak diyebilirim ki, yönetmenin en olmuş filmi olmuş İftarlık Gazoz. 


Filmin son on beş dakikasına kadar her sahnede kahkahalarla güldüm. Hele ki, plaj sahnesindeki o ısrarcı teyze yok muydu, tüm salonu kırıp geçirdi. Tütün işçilerinin sabah ezanı vaktinde ellerinde fenerle tütün topladıkları sahne bence filmin en güzel sahnesiydi. Filmin en güzel repliği hiç kuşkusuz "sınıf arkadaşım"dı. 
Film boyunca ne kadar güldüysem, son 15 dk boyunca da o kadar ağladım. Hüngür hüngür içim parçalana parçalana. Adem'in annesi Ümmü Putgül'ün oyunculuğu bir harikaydı. 


Şimdi filmin genelini değerlendirmem gerekirse, aslında siyasi bir film diyebiliriz İftarlık Gazoz için. Din ve siyaset çelişkisi, 61 günlük din ve siyaset bağlantısı. Oysa neydi ki devrim, Atatürk'ün ilkesi değil mi? Allah evreni yarattı, Atatürk ülkeyi kurtardı oldu bitti işte!...

70lerde Ramazan ayı yaza denk gelmiyor olsa da, Hasan ölmüş olsaydı son sahnenin daha anlamlı olacağına inansam da, ben İftarlık Gazoz'u çok beğendim. Her anlamda duygusal bir film izlemek istiyorsanız, şimdiden sizlere iyi seyirler diliyorum...


10 yorum:

  1. Aynı sebepten bende izlemeyi düşünmüyordum...
    Ama şans tanınabilirmiş anlattığın kadarıyla...
    Yorumuna sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim :) En yakın zamanda izlemeniz dileğiyle :)

      Sil
  2. çok merak ediyodum kesin gidicem!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi seyirler Miacım, umarım beğenirsin! :)

      Sil
  3. bu filmi herkes güzel anlatıyor, oldukça duygusal olduğu, herkesin özlem duyduğu ilişkiler barındırdığı için sanırım. Teşekkürler tavsiye için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet çok sıcak ve samimi bir film.
      Rica ederim :)

      Sil
  4. ben de merak ediyorum güzel yorum olmuş tşkler

    YanıtlaSil
  5. Çok istediğim halde hala gidemedim. Bir de senaryosu için dava açılmış, ben seyretmeden kaldıracaklar diye korkuyorum:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de yeni okudum bu haberi, üzüldüm doğrusu umarım kaldırılmaz ve izlersiniz.

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...