7 Şubat 2016 Pazar

Kocasını Pişiren Kadın


Bu seferki Ankara günlerime sadece bir oyun sığdırabildim. İsmi dikkatimi çekince bilet alıp gittiğim ve epey merak ettiğim bir oyundu Kocasını Pişiren Kadın.


Ankara Devlet Tiyatrolarında prömiyerini bu sezon yapan Kocasını Pişiren Kadın, İngiliz yazar, yönetmen ve oyuncu olan Debbie Isitt'in çok ünlü bir oyunu aslında. 
Oyun, yıllar geçse de, zaman değişse de hiçbir zaman değişmeyen kadın erkek ilişkisini, Hillary, Laura ve Kenneth arasında geçen aşk üçgeniyle bir kez daha izleyiciyle buluşturuyor.


Bir tarafta Kenneth'in ev işlerinden, ev ekonomisinden en çok da yemekten anlayan, hafif kilolu, yaşını almış 19 yıllık eski karısı Hillary, diğer tarafta yemekten, ev geçindirmekten zerre anlamayan, genç, bakımlı ve güzel yeni karısı Laura. 


Sahi, nedir kadının toplumdaki görevi? Kadın dediğin daima güzel mi olmalı, kocasını mı doyurmalı, kocasının bir dediğini iki etmemeli mi?


Peki, bir erkek karısı başka yöne baktı diye, ona istediği yemekleri yapmıyor diye, etek giydi diye, kahkaha attı diye onu dövebilir hatta öldürebilir mi?


Kadın olarak sözde toplumdaki yerimizin kanayan yarasını kapkara bir mizahla seyirciye aktarıyor Kocasını Pişiren Kadın. Oyunda birçok gönderme var. 
Konu fazlasıyla alışıla gelmiş olsa da maalesef güncelliğini koruduğu için dikkat çekici fakat tek perdelik yaklaşık bir buçuk saat süren oyunda sanki bir şeyler eksik gibi. Ya metin zayıf ya çevirisi zayıf ya da seyirci olarak bana geçirmeye çalıştığı duygu zayıf. Genel olarak orta tempolu oyunda, oyuncular başarılı bir performans sergilese de, benim için hafif bir komedi olmaktan öteye geçemedi ve maalesef izlemeseydim de olurmuş dedirtti.


Oyunu Küçük Tiyatroda izledim ve fark ettim ki, iki sezondur tesadüf müdür bilmem bana hiç keyif vermeyen oyunlar izliyorum hatta bu oyunları henüz yazma isteği bile gelmedi içimden. Ve itiraf etmeliyim ki ilk defa bu sezon İstanbul DT'de beni Ankara'dan daha mutlu eden oyunlar izliyorum. Ankara'da da eskisi gibi güzel oyunlar izlemek dileğiyle, herkese mutlu bir hafta diliyorum.

2 yorum:

  1. Son paragrafa aynen katılıyorum. İki sezondur oyunları bende beğenmiyorum ve dolayısı ile tiyatroya daha az gidiyorum, seçerek gidiyorum. Ve aynı dilekte bulunuyorum.. Sevgiler

    YanıtlaSil
  2. Yaa bende isminden snaırım merak ediyordum..En sona bırakayım öyleyse listemde çok var zaten ..sevgiler..

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...