13 Eylül 2016 Salı

İmparator Çay Bahçesi




Yine, hemen bitmesin korkusuyla sayfalarını usul usul çevirip tüm cümleleri yavaşça içime çektiğim inanılmaz keyifli bir Nazlı Eray kitabının daha sonuna geldim. Bu sefer bambaşka bir dünyaya davet ediyor Nazlı Eray okuyucularını. Dolambaçlı yollar, daha önce hiç görülmemiş insanlar, Casino Venüs'ün renkli kumar makineleri, Taşhan'ın hayal kadınları, sona meydan okuyan sonsuz aşklar, afrika menekşeleri, İmparator Çay Bahçesi, ve bu sihirli bahçenin ölümsüz insanları...

Dört aylık roman yazma sürecini birebir okuyucuya yansıtarak yine fantastik bir gerçekliğin içine sürüklüyor Nazlı Eray okuyucularını. Tüm karakterler, farklı zamanlarda farklı yerlerde hayatın sillesini yemiş, hayatla birebir hikayelere sahip olan insanın adeta içine dokunan ruhlar. Fakat usta yazar bu gerçekliği yine, yeniden öyle bir fantastikleştiriyor ki belki de bu yüzden en sevdiğim yazar ve yine belki de bu yüzden çok severek okuyorum onun gerçeklik kokan gerçek üstü her bir cümlesini. Her kitabında Ankara'ya selam yollaması da kalbimde okları hissetmemde büyük bir etken tabii ki.

Tezimi yazma sürecinde başucumda bulunan üç Nazlı Eray kitabından birisiydi İmparator Çay Bahçesi. Şimdi sırada diğer iki kitabı var. Biliyorsunuz, taktım mı takıyorum bir yazara. Ama Nazlı Eray'ın yeri epey ayrı benim için. İçimdeki yazmaya tutkun kelebeği yine harekete geçirdiği de doğrudur. Hala onun fantastik dünyasında kendinize bir yer edinmediyseniz acele edin, çok şey kaçırıyorsunuz!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...