23 Ekim 2017 Pazartesi

Bayrak



Ekim ayının en güzel yanlarından birisi de elbette Devlet Tiyatrolarının perdelerini açması. Bodrum'da yazın son demlerinin tadını çıkarıp, güneş ile önümüzdeki sene tekrar görüşmek üzere vedalaştıktan sonra İstanbul'a döner dönmez 2 Ekim'de Bayrak oyunu ile sezonu açtım.

Prömiyerini bu yıl yapan oyunun adını ilk gördüğümde bir savaş oyunu olduğunu düşünmeme rağmen konusuna göz atınca aslında çok farklı bir hikayenin seyirciyi beklediğini fark ettim.


Bayrak oyunu, bir gece vakti çiftlik evinde bir anne ve babanın hüzünlü, düşünceli ve çaresiz bekleyişiyle başlıyor. Uzun süre seyircide merak uyandırdıktan sonra, küçük oğullarının yapmaması gereken bir şey yaptığını keşfediyorsunuz. Bu duruma bir çare ararken bir de büyük oğullarının varlığından haberdar oluyorsunuz. Oyun, o kasvetli gecede kapıya gelen polisle geçmişe dönerek seyirciye tüm hikayeyi en başına doğru anlatmaya başlıyor.


Mutsuz evlilikler, ihanetler, aile bağları, kardeş ilişkileri, hayal kırıklıkları, kiraz ağaçları ve suyun altında karışan oltalar... Oyundaki tüm oyuncular isimsiz çünkü aslında hepsi hayatın içinden  ve sıradan öykülerin farklı bir yorumu olarak anlatılmak isteniyor.


Aslında bu oyun, tiyatroda pek izlemeye alışık olmadığımız fakat benim izlerken en keyif aldığım türlerden olan gerilim dolu bir polisiye oyunu. Maalesef çok nadir bu tarz oyunlar sahneleniyor. Fakat hiçbir görsel efekt ve ses efekti olmadan oyuncuların size gerilim hissini canlı canlı yaşatması bence tiyatroda görülebilecek en etkileyici oyunculuğun göstergesi.  Ekranlardan alışık olduğumuz Ali İpin ve Gönen Aykaç oldukça başarılı bir performans sergiliyorlar. Diğer tüm oyuncular da aynı şekilde seyircinin hislerine dokunmayı başarıyor.


Oyunun sahne tasarımı ve dekoru da çok başarılıydı. Arka planda geri akan saat, seyirciye bir şeyler anlatmak isteyen köklenmiş ağaç gövdeleri, büfedeki aile fotoğrafları ve yerlere saçılan kirazlar...

Herkese iyi seyirler!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...